Laf çevirmeye gerek yok. O, Amerika’nın yaşayan en iyi kadın oyuncusu. Son sihirbazlığı, İngiltere’nin efsanevi başbakanı Margaret Thatcher’ı oynadığı ‘The Iron Lady’ (Demir Lady). Streep, filmi ve bir Amerikalı olarak bu rolü oynamaktan duyduğu endişeyi Tempo’ya anlattı.
.
Üniversitede sahneye çıktığı ilk oyun ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndaki çaresiz genç âşık Helena’dan bugüne çok uzun bir yol katetti.
.

Sophie’nin Seçimi’nde verdiği karar hiçbir zaman peşini bırakmadı; Kramer Kramer’e Karşı’da oğlunun vesayetini alabilmek için tüm gücüyle savaştı;
.
Üniversitede sahneye çıktığı ilk oyun ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndaki çaresiz genç âşık Helena’dan bugüne çok uzun bir yol katetti.
.

Sophie’nin Seçimi’nde verdiği karar hiçbir zaman peşini bırakmadı; Kramer Kramer’e Karşı’da oğlunun vesayetini alabilmek için tüm gücüyle savaştı;
Mamma Mia’da eski âşıklarının arasına damdan düştü;
.
Şeytan Marka Giyer’de hayallerinin işine sahip genç kızın korkulu rüyası oldu.
.
Yaklaşık 50 farklı maskenin ardına gizlenip, tanımadığı insanların karakterine büründü. Hiçbiri diğerine benzemiyordu.
.
Şeytan Marka Giyer’de hayallerinin işine sahip genç kızın korkulu rüyası oldu.
.
Yaklaşık 50 farklı maskenin ardına gizlenip, tanımadığı insanların karakterine büründü. Hiçbiri diğerine benzemiyordu.
Hep mücadele etmesi, oynadığı her karakterde kendini bir kez daha aşması gerekti. Her defasında da başardı. Düşünsenize, ondan başka kaç oyuncu aynı yıl (2009), aynı dalda iki farklı filmle Altın Küre’ye aday olabilirdi?
.
.
Birçok eleştirmenin “Yaşayan en başarılı kadın oyuncu” olarak tanımladığı Meryl Streep, şimdi kendisi kadar savaşçı bir kadını canlandırıyor: Hayatı boyunca taviz vermeden aldığı kararları uygulayan ve İngiltere başbakanı olduğu dönemde dünyanın en güçlü kadını kabul edilen Margaret Thatcher’ı, nam-ı diğer Demir Lady’yi.
Aslında son yıllarda çok farklı sularda yüzüyordu. Değişim beş yıl önce ‘Şeytan Marka Giyer’ filmiyle geldi. Çoğu kişinin ‘Sophie’nin Seçimi’, ‘Kramer Kramer’e Karşı’ ve ‘Marvin’in Odası’ gibi izleyenleri gözyaşına boğan kült dram filmleriyle tanıdığı Streep, bu filmde, bir moda dergisinin korkulan editörü Miranda Priestly rolünde, (net olarak söylenmese de canlandırdığı karakter Vogue Amerika’nın yayın yönetmeni Anna Wintour’dur) komedi unsurları da taşıyan unutulmayacak bir oyunculuğa daha imza attı.
.
Böylece tek bir türle anılmaktan kurtulurken, ‘yalnızca dram oynayabileceğine’ ilişkin tüm ön yargıları tuzla buz etti.
.
İki yıl sonra, Catherine Johnson’ın Broadway’de kapalı gişe oynayan ‘Mamma Mia!’ müzikalinin beyazperde uyarlamasında, gençliği çapkınlıklarla dolu otel işletmecisi Donna karakteriyle hayranlarını bir kez daha şaşırttı.
.
.
İki yıl sonra, Catherine Johnson’ın Broadway’de kapalı gişe oynayan ‘Mamma Mia!’ müzikalinin beyazperde uyarlamasında, gençliği çapkınlıklarla dolu otel işletmecisi Donna karakteriyle hayranlarını bir kez daha şaşırttı. .
2009 yılında çektiği ‘Julie & Julia’ ve ‘İlişki Durumu: Karmaşık’ ile artık ‘komedi kraliçesi’ olarak anılmaya başlamıştı. ‘Julie & Julia’da, mükemmel bir fiziksel değişimle ABD’li şef Julia Child’ın kimliğine bürünen Streep’in ‘Bon appetit’ deyişi uzun süre kulaklardan gitmedi.
.
‘İlişki Durumu: Karmaşık’ta ise eski koca rolündeki Alec Baldwin ve kendisine âşık mimarı canlandıran Steve Martin arasında kalan orta yaşlı kafası karışık dul kadınla bir kez daha kahkahadan kırdı geçirdi.
.
‘İlişki Durumu: Karmaşık’ta ise eski koca rolündeki Alec Baldwin ve kendisine âşık mimarı canlandıran Steve Martin arasında kalan orta yaşlı kafası karışık dul kadınla bir kez daha kahkahadan kırdı geçirdi.
.
Streep’in bu filmde yaşı epey geçkin olmasına rağmen capcanlı, aşkla sarsılan bir kadını bu denli başarıyla oynaması, yaşlanmanın aslında ne anlama geldiğini herkese sorgulattı.
Yaşlanmak özgürleştirir
Anna Wintour da bizim gibi düşünmüş olacak ki, 62 yaşındaki oyuncu, Vogue Amerika’nın Ocak 2011 sayısında ‘kapak kızı’ oldu. Daha birkaç yıl önce, beyazperdede Wintour’a çok yakın bir profil çizerken muhtemelen böyle bir şeyin gerçekleşeceğini tahmin bile etmemişti.
.
Yaşlanmak özgürleştirir
Anna Wintour da bizim gibi düşünmüş olacak ki, 62 yaşındaki oyuncu, Vogue Amerika’nın Ocak 2011 sayısında ‘kapak kızı’ oldu. Daha birkaç yıl önce, beyazperdede Wintour’a çok yakın bir profil çizerken muhtemelen böyle bir şeyin gerçekleşeceğini tahmin bile etmemişti.
.
Derginin kapağında yer alan en yaşlı isim olan ünlü oyuncu, hiçbir zaman “Ben yaşlıyım” demekten kaçınmıyor. Bir etkinlikte, eski filmlerinden oluşan kolajı seyrederken, gençliği için “Karşımda güzeller güzeli bir kadın duruyor; ama çok endişeli.
‘Çok mu şişmanım, burnum çok mu büyük?’ kaygısı taşıyor. O genç kadına, sadece rahatlamasını, çünkü her şeyin yolunda gideceğini söylemek istiyorum” diyordu. Gerçekten de Streep, yaşlandıkça sinemada daha da özgürleşti.
.
.
Bu durum da başarı grafiğini daha yukarı taşıdı. 16 adaylığıyla, Oscar için en çok yarışan oyuncu rekorunu kıran ancak ödülü yalnızca iki kez alan Streep, ‘Demir Lady’ ile 17’nci Oscar adaylığına ve kim bilir, belki de üçüncü heykelini kucaklamaya gidiyor.
.
.
Peki bu filmle ilgili neler anlatıyor? İşte Tempo’ya verdiği özel röportaj:“Yüzümde hâlâ 11 çizgi var”
Margaret Thatcher rolüne bürünmek zor oldu mu?
Özellikle fiziksel açıdan zor oldu. 14 milyon dolar gibi az bir bütçeyle çalıştık. Çok fazla zamanımız yoktu. Bu nedenle mola verme ve dinlenmeye vaktimiz olmadı.
.
Bence bir dâhi olan makyözümüz Mark Coulier, makyajı tamamladıktan sonra, 12 saat boyunca o halde kalmak zorundaydım. Hareket edebiliyordum, özgürdüm; çünkü yapılan makyaj sanki derim gibiydi.
.
.
Fakat çekim için kısıtlı vaktimiz olduğundan, bir süre sonra bu durum acı vermeye başladı. Her şey bittikten sonra tek isteğim harika bir masördü.
Makyaj yapıldıktan sonra ilk defa aynaya baktığınızda kendinizi nasıl hissettiniz?
10 yaşımdayken aynaya baktığımda yüzümde 11 çizgi saymıştım ve yüzümde hâlâ 11 çizgi var. Gençliğimize baktığımızda yaşlandığımızda nasıl birine dönüşeceğimizi görebiliyoruz. Gençken, ileride yaşlanacağımız kişileriz.
.
‘Kramer Kramer’e Karşı’ filmini çekerken henüz bir anne değildim; ama o dönemde yine de ileride olacağım anneydim. Her şey orada duruyor.
.
Her zaman yaşlı insanlarla empati kurmuşumdur, özellikle yaşlı kadınlarla; çünkü büyük annelerimi çok seviyorum.
.
Her zaman yaşlı insanlarla empati kurmuşumdur, özellikle yaşlı kadınlarla; çünkü büyük annelerimi çok seviyorum.
Büyük bir İngiliz KARAKTERİNİ canlandıran Amerikalı bir oyuncusunuz. Bu konuda İngilizlerin size içerlediğini hissettiniz mi?.
Biraz endişelendim. Yönetmenimiz Phyllida Lloyd, bana hikâyeyi getirdiğinde şunları söyledi: “Bu rolü harika oynayabileceğinin en önemli kanıtı şu; hikâyeye yabancısın ve dışarıdan bakabiliyorsun.
.
.
Margaret da kendi partisi ve dünyasında dışlanan biriydi. Her zaman ait olmadığı ve istenmediği yerde bulundu.”
Kendimi istenmeyen biri olarak hissetmedim; fakat ilk gün çok endişelendim. Provaların yapılacağı odaya girdiğimde, karşımda İngiltere’nin en muhteşem 45 oyuncusu duruyordu.
Kendimi istenmeyen biri olarak hissetmedim; fakat ilk gün çok endişelendim. Provaların yapılacağı odaya girdiğimde, karşımda İngiltere’nin en muhteşem 45 oyuncusu duruyordu.
Hepsi de portresini çizeceği karakter için dersine sıkı çalışmıştı. Hiçbir zaman o an olduğu kadar kendimi New Jersey’li hissetmemiştim.
.
.
Fakat özellikle, eşim ile kızım yani Denis Thatcher’ı canlandıran Jim Broadbent ve Carol Thatcher’ı canlandıran Olivia Colman, çok anlayışlı davrandı. Bana güvenilir olduğumu gösterdiler.
.
.
Her oyuncu sadece kendisine inanması gerektiğini bilir; fakat karşınızdaki kişi de size bunu hissettirirse o anda karaktere tam anlamıyla bürünebilirsiniz.
.
Thatcher’ın inanılmaz enerjisi Margaret Thatcher hakkında öğrendiklerinizden sizi şaşırtan herhangi bir şey oldu mu?
.
Thatcher’ın inanılmaz enerjisi Margaret Thatcher hakkında öğrendiklerinizden sizi şaşırtan herhangi bir şey oldu mu?11.5 yıl boyunca İngiltere’nin başındaydı ve hiçbir zaman bir aşçısı olmadı.
Benim bir aşçım var. ‘Sophie’nin Seçimi’den sonra yemek yapmayı bıraktım; fakat şimdi yeniden başladım. Çünkü hepimiz artık olgunlaştık.
.
Margaret Thatcher’ın her akşam Denis’e yemek yaptığını hayal edebiliyorum. Marks&Spencer’dan alınan dondurulmuş ürünlerden biri de olsa, birlikte oturup yemek yiyebiliyorlardı.
.
.
Geç saatlere kadar çalışıyordu ve inanılmaz enerji harcıyordu. Bir gün kabine vekillerini evine çağırmış. Onca çalışmadan sonra Denis gelip; “Bütün bu adamları beslemelisin” demiş.
.
.
O da berbat bir tavşan yahnisi yapmış ve herkese ikram etmiş. Bu olay beni çok şaşırtmıştı.Margaret Thatcher hâlâ hayatta ve bu filmi izLeyebilir, ne düşünüyorsunuz?
Bu, Margaret Thatcher hakkında yapılan dördüncü film. Phyllida, senaristimiz Abi ve ben bu konuyu çok tartıştık. Elimizden geldiğince gerçeğe yakın bir kurgu oluşturmaya çalıştık.
.
Çünkü bu gerçek bir hayat ve sadece tek şeye bağlı kalmakla damgalanmak istemeyiz. Bu nedenle herhangi bir saptırma yapmadık.
Özel hayatınıza gelelim. Evde katı mısınız?
Her evlilikte bir iyi, bir de kötü polis vardır. Bilin bakalım, ben hangisiyim?
.
Özel hayatınıza gelelim. Evde katı mısınız?
Her evlilikte bir iyi, bir de kötü polis vardır. Bilin bakalım, ben hangisiyim?
.
Eşim Don Gummer, iyi polis. Her zaman ona giderler. Uzun bir süre boyunca DTM (Don’t Tell Mom - Anneme söyleme)’nin ne olduğunu anlamadım. Daha yeni öğrendim.Çocuklarınızın etrafınızda olmadığı yeni hayatınızdan memnun musunuz?

Çocuklarım her zaman yanımdaydı. Ama genelde onları göremezdim; kendi hayatları içinde kaybolurlardı. Bu yaşam tarzını seviyorum. Artık olgun bireyler oldular.
.
Uzun yıllar bekleyip; “Acaba büyüdüklerinde nasıl insanlar olacaklar?” diye düşünüyorsunuz. Üç yaşında nasıllarsa şimdi de öyleler. Bunu görebiliyorsunuz.
Kızları da oyuncu New York’ta düzenlenen ‘Demir Leydi’nin galasında Streep’e, kızları Louisa, Grace ve Mamie Gummer ile heykeltıraş eşi Don Gummer eşlik etti.
.
Kızları da oyuncu New York’ta düzenlenen ‘Demir Leydi’nin galasında Streep’e, kızları Louisa, Grace ve Mamie Gummer ile heykeltıraş eşi Don Gummer eşlik etti.
.
Özel hayatıyla gündeme gelmeyen ve eşiyle aynı karede basına pek yansımayan Streep, 1970’li yıllarda ‘Baba’ serisiyle tanınan, dönemin en ünlü oyuncularından John Cazale ile nişanlıydı. .
Mart 1978’de hayata veda eden Cazale’nin ardından, aynı yılın 15 Eylül’ünde ünlü heykeltıraş Don Gummer’la evlendi.
.
.
Kızlarının dışında Gummer’dan bir de oğlu olan Streep, eşi de kendisi gibi sanatçı olduğu için birbirlerini çok iyi anladıklarını ve bunun da işlerine yansıdığını dile getiriyor.
Kızları Mamie ve Grace Gummer’ın kendisi gibi oyuncu olmasından gurur duyduğunu ise her fırsatta söylüyor.
Haber Kaynağım :
Derleyen: CANSU URAS
curas@doganburda.com
Röportaj: RUBEN NEPALES
http://www.tempoonline.com.tr/


