Dul kadının öldüğü 3 yıl sonra anlaşıldı.



Fransa’da sosyal evlerde kalan bir kişinin öldüğü 3 yıl sonra, eve giren güvercinlerin yanlışlıkla radyoyu çalıştırması sayesinde anlaşıldı.

Cesedini güvercinler kurtardı!

Bazen öyle haberlerle karşılaşıyorum ki inanmakta güçlük çekiyorum. 
.
Birazdan aktaracağım habere belki inanmayacaksınız ama Modern Dünyanın öncülerinden olan Fransa’da yaşanmış bir olay.

Bir dostum haberi gönderdiğinde kanım dondu, inanamadım. Üstelik eski oturduğum mahallede olmuş. O mahalle Strazburg şehrinin ilk sosyal evlerinin yapıldığı yer. 

Yalıtım diye bir şey, özellikle yaşlıların ve yabancıların doldurulduğu konserve kutularına benzeyen binalar. Komşuda olan en ufak konuşmayı bile duyabildiğiniz “sosyal” evler.

Bir seferinde de her zaman eve alkollü geldiği için eşi tarafından terk edilmek istenen Arap komşum evi yakmak istemişti. Olan bizim daireye olmuştu.
 


Fransa’nın birçok yerinde olduğu gibi tipik bir mahalle. Sıra sıra, dev binaların hizaya dizildiği adı sosyal olan ama sosyallikten uzak binalar.
.
Neyse gelelim bizi şaşırtan olaya. Bir kadın 15 gündür gece-gündüz yüksek sesle radyo dinleyen komşusunu merak edince polise haber veriyor. 
.
Olay yerine gelen itfaiye kapıyı kırarak içeriye girdiğinde bir cesetle daha doğrusu bir iskeletle karşılaşıyorlar. 

İlk araştırmalardan sonra 1931 doğumlu adamın yaklaşık 3 yıldan beri doğal şekilde öldüğü ortaya çıkıyor.
.
3 yıl dile kolay 3 yıl boyunca adamın öldüğünden kimsenin haberi olmuyor. Öldüğü odanın açık kalan penceresi ıssız bir havluya baktığı için koku yapmıyor. 
. 
O açık pencereden giren güvercinler daireyi yuva ediniyor. 15 gün önce de bir tanesi radyonun üstüne basınca açılıyor ve komşular ancak bir süre sonra harekete geçebiliyor.

Fransa’da nakit ödeme hemen hemen yok. Her şey otomatikleşmiş durumda. Maaşınız da tüm faturalarınız bankadan gider. 

Bilgisayar sistemi ile de elektrik, su vs.. sayaçlarınız uzaktan ölçülür ve bankadan çekilir. Maksat kara parayı önlemektir. 

Böylece de kimse fark edemez artık su tüketmediğiniz, elektrik kullanmadığınızı.

Daha önceden de Fransa’da benzer olaylar yaşanmış. 2000 yılında 60 yaşında bir kadın evinin bahçesinde ki ağaçları budamadığı için belediye tarafından aranmaya başlanınca 7 yıldan beri öldüğü ortaya çıkmış.

Geçtiğimiz günlerde bizim ırkçı islamofob içişleri bakanı yine bir laf etmişti. Medeniyetler arasında dereceler olduğunu ve bazılarının diğerlerinden üstün olduğunu söylemişti. 
.
Tüm tepkilere rağmen hem Sarkzoy’nin desteğini almış hem de sözlerinde ısrar ederek aslında İslam’ı hedef aldığını açıklamıştı.

Buna rağmen sözde Fransalı Müslümanların temsilcisi konumunda olan Fransa Müslümanlar Konseyi başkanı Moussaoui neredeyse eleştiriler olduğu için özür dileyecekti. Aynı Moussaoui Fransa’dan üstün nişan madalyası aldı.

Dostumun haberi gönderirken de içişleri bakanının sözlerine atıfta bulunarak bizler “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” düsturunu prensip edinmiş bir medeniyetin çocuklarıyız.

Evet belki Türkiye’de de çocukları tarafından terk edilen anne babalar bulabiliriz. Ama asla aç kalmazlar, muhakkak onlara bir tas çorba veren bir komşu çıkar. 
.
Halini hatırını soran biri olur. Belki kahvehaneye sürekli gider ya da camide namaz kılar. Bir iki gün görünmese diğerleri dert edinir.

Ama bir düşünün ki bu “üstün” medeniyet 7 yıl ya da 3 yıldır ölen bir insandan bile haber olmuyor. Batılı ülkelerde artık klasik hale gelmiş. 
.
İnsanlar yaşlandıkça yalnızlaşıyor, hele hele kadınlar özellikle de yüksek makamlarda çalışan kadınlar 40 yaşından sonra yalnız kalıyor.

Emekli olan büyükler, hele bir de bırakacakları miras yoksa artık kapısını çalan kalmıyor. Aynı binada 30 yıldır beraber oturan insanlar birbirini gördüklerinde en iyi ihtimal “bonjour” yani merhaba diyorlar.

İnsanlık nereye gidiyor anlamıyorum. Bizim 60 yaşını bir dul komşumuz var. Arada sırada hanım pasta ikram ettiğinde kadın o kadar mutlu oluyor ki! Muhakkak karşılığını vermesi gerektiğini sanıyor. 
.
Bir seferinde de şampanya ikram etmek istemişti. Oğlu 2 ayda bir ziyarete geliyor. Arada sırada da bir arkadaşı hal hatır sormaya geliyor. Kadın vefat etse en az 1 hafta kimsenin haber olmaz. 

Bu tür olaylara o kadar uzaklar ki anlamakta zorlanıyorlar. Çünkü onların medeniyeti onlara bencilliği, karşılıksız bir şey olmazı öğretmiş. 
.
Bencil olunca da ömürleri yalnızlıkla geçiyor. Kendileri anne babalarına saygı duymamış ki, çocukları da onlara saygı duysun, hürmet etsin.

Bu haberin geçtiği haber sitesinin altında bir yorum vardı. Şöyle diyordu: “Bu adama acıyanlar bir düşünsün nasıl bu hale gelindi. 
.
Biz 5 kardeşiz ve beşimiz de anne babamla konuşmuyoruz. Yarın biri öldüğünde diğeri yalnız kalacak ve hiç kimsenin umurunda olmayacak!”

Tabi böyle düşününce de bir gün cesetlerinin güvercinler sayesinde bulunabileceğini çok iyi biliyorlar.  

Haber Kaynağım :
Haber 7 / Fransa Televizyonu muhabiri gazeteci Fatih Karakaya'nın haber yazısıdır. 
karakaya.fatih@gmail.com
http://bulancakhaber.com/