siyah babasının gelmesiyle soluğu yanında alır...hiç lafı uzatmadan...
-baba izniniz olursa beni istemeye gelecekler... der...
bunu duyan annesi...
-gene bir dengesizi bulmuşsundur... der...
siyah başını kaldır... dolu dolu gözlerle annesine bakarak...
-söylermisin anne kaç defa ben kendime koca buldum... hadi onu bırak kaç kere kendime... koca arayışına girdim... merak etme beni isteyen senin akraban gri...
der... gözünden yaşlar süzülmeye başlar... siyah bu cümleleri kurmuştur kurmasinada... her bir kelime yüreğine saplanan hançer gibidir...
derken siyahın boğazı düğümlenir... öksürmeye başlar... siyah kendini zorla lavoboya atar... öksürmeleri dahada şiddetlenmiştir... birden kan kusmaya başlayan siyah... ellerini semaya kaldırır... yarabbim gücüm kalmadı... bu kabusu bitir artık... diye yalvarmaya başlar ...
siyahın lavobodan çıkmasını dahi beklemeyen baba... direk bağırarak... söyle gelip istesinler seni... der...
siyah lavoboya yığılır... sesinin içeri gitmemesi için... elini ıssırarak ağlamaya başlar... kendine engel olamayimca... elini yüzünü buz gibi suyla yıkar... ardından odasına çekilen siyah... griyi arar ve...
-inan konuşacak halim yok... pazara sınavım var... ondan sonra ne zaman isterseniz gelin... gri yalnız unutma... bu evlilik aramızda anlaşmalı... mümkünse bunu her seferinde kendine haykır... benden bir beklentin olmasın... bu arada evliliğimiz anlaşmalı evlilik olduğuna göre... sakın masraf yapma... sanada yazık paranı harcama olurmu...
der ve telefonu kapatır...
siyah o günden sonra uyumamaya başlar... günlerce hiç uyumayan siyahın sınav günü gelip çattığında... siyah kitlenir... önüne indirilen sınav sorularına saatlerce baka kalır... tüm o sayfalarda geçmişiyle hesaplaşan siyah... hiç bir şey yapmadan sınavdan çıkar... ayakta durmakta zorlanan siyah kendini zar zor eve atar... yatak odasında temizlik yapan annesinin yanına gider...
-anne ben yapamıyorum... griyi arıycam... gelmeyin diycem... der...
bunun üzerine anne sinirlenir...
-griden iyisinimi bulacaksın...saçmalamayı kes... zaten telefon ettiler bu akşam yola çıkıyorlarmış... der...
siyahın eli kolu bağlanmıştır... başını önüne eğip odasına gider... sabaha kadar yatağında oturan siyah... kapının çalınmasıyla irkilmiştir... gelen gridir... aileyle selam sabahlaştıktan sonra siyahı sorar... siyahın odasında olduğunu öğrenince...odaya yönelir... odaya girmeden önce kapıyı çalmaya başlar...
siyah kolay kolay gel demez... griyse pes edecek gibi görünmüyodur... en sonunda siyah gel der... gri odaya girer... siyahı karşısında o şekilde görünce şoka girer... siyah aşırı zayıflamış ve çokmüştür... gri şaşkınlık içerisinde...
-noldu sana...
der... siyah ayağa kalkmaya çalışırken... yatağa yığılır... siyahın içi geçer gibi olmuştur... bu sıra gri göz yaşlarına hakim olamaz... yavrum nen var...neler yaptılar... nolmuş böyle sana diyip dururken... siyah kendini toplayabilmek için savaşmaktadır...
derken toparlanan siyah... üstünü değiştirme gereksinimde bile bulunmadan içeriye grinin ailesine hoş geldin demek için salona geçer... siyahın üstünü değişmediğini fark eden anne... hemen müdehale eder... ama dünya siyahın umrunda değilidir... kendi fermanın kendi yazmıştır...
aile büyükleri aralarında konuşur ve siyah istenir... ardından nişan nikah olaylarının konuşulması için siyahla gri çağrılır... grinin annesi siyaha ne istediğini sorar...
-ben hiç bir şey istemiyorum... herşey sade olacak... düğünde istemiyorum... ne yapılması gerekeyosa yapılsın ve bitsin... oldum olası şatafattan hoşlanmamışımdır... der...
bu sıra anne lafa atılır...
-siyah olurmu öyle şey... dulmusunki hiç bir şey yapılmasın... der...
siyah başını yavaşça annesine çevirir ve...
-dul değilim ama yetimim... der...
bunu duyan gri lafı geçiştirmek için hemen lafa atılır...
-siyah yurt dışına çıkacak biliyosunuz... şimdilik eş durumundan geleceğinden dolayı... pasaport ve vize işlemlerinin yapılabilmesi için nikahın kıyılması lazım... diyip siyaha döner...
-siyah şayet uygun görürsen...şimdi nikahı kıyacaz ve benim diyer gelişimdede düğün yapacaz... ondan sonrada beraber döneriz... der...
siyah hiç sesini çıkarmadan... önüne eğdiği başını sallamaya başlar...
bunu üzerine gri siyahın hazırlanmasını... söz için alış verişe çıkılacağını... ardındanda yıldırım nikahı için müracak edileceğini ve sonrada pasaport çıkartılacağını söyler...
siyah...
-ben hazırım... üzerime kaban aldımmı tamamdır... der...
gri bunu üzerin...
-siyah biraz konuşabilirmiyiz... diyip siyahı mutfağa çeker...
-bak ay parçası... anlıyorum seni... tamam bu evlilikte anlaşmalı bir evlilik... ama bitanem çok belli ediyosun... canından bezmişsin toparlan nolur...inan bana herşey çok güzel olacak...bundan sonra kimse sana karışamıycak... der...
grinin bu sözleri siyahın bir kulağından girip diyerinden çıkmıştır... kabanını alır ve ben hazırım gideceksek gidelim der...
siyah... siyahın kardesi... gri ve abisiyle... alış verişe çıkarlar... gri ne gördüyse almak ister... ama siyah her seferindede red eder... en son olarak gri söz için bir takım beğenir... siyaha giymesi için israr eder... ama siyah giymemekte kararlıdır... zoraki pantolunu giydirirler... siyah okadar zayıflamıştırki takımın en küçük bedeni bile üzerine aşırı bol gelmektedir... pantolona rutuşlar yapılır... ordan kuyumcuya gidilir... siyahın yüzüğünü kız kardeşi beğenir... siyahın bedeni ordadır ama ruhsuzdur... gri altın takılar almaya başlayınca... siyah gri kenara çeker...
-sen beni anlamıyosun galiba... masraf yapman yersız... paranı ne harcıyosun...
bunun üzerine gri...
-bak siyah... sen benim birircik sevdiğimsin... ben senin istediklerini yaptım... karışmada anlaşmalıda olsa evliliğimin tadını çıkartayım... ayrıldığımızda altınları bırakırsın... bunları ne kafana takıyosun... der...

siyah sesini çıkartmaz... alış veriş biter... nikah tarihi alınır... evlenmeden önce istenilen testler yapılır... ve eve dönülür... siyah hiç bir şey demeden odasına çekilir... ayakta zor durmaktadır... arkasından odaya gelen gri... siyahın iyi olmadığını anlayınca... onu yalnız bırakmaz... siyah bir avuç ilaç alır ve yatağına uzanır... yatmadan önce içinden dualar etmeye başlar... sabaha uyanmamak için yalvarır ve yalvarışları içerisinde içi geçer...
sabah olupta gözleri açtığında... yaşadıklarının kabus olduğunu uyandığını... herşeyin bitmiş olduğunu düşünürken... grinin sesiyle gerçekle yüzleşir... siyahın hazırlanıp nikah için gitmesi gerekmektedir... siyah o sabah hiç bir şey yemeden üstünü giyer... ve boynuna ip geçirilmişcesine zoraki adımlarını atmaya başlar... veeeeee... 5 aralık günlerden salı... siyah salonda imza atmayı beklerken... sıranın kendine geldiğini duyunca grinin gözlerinin içine bakıp... yumruklarını sıkmaya başlar... hemen hemen herkes ordadır... siyahın teyzesi... dayısı... kuzenleri...grinin dayısı vs....
derken memur siyaha sorar... evlenmeyi kabul ediyomusun diye... ortalık birden sessizleşir... çünki siyah evet dememiştir... memur bir daha sorar... siyahta gene ses yoktur... ardından memur son kez soruyorum der... ardından siyah evet der... iş imzaya geldiğinde... siyah kalemi eline alır... tam osıra telefon çalar... arayan mavidir... siyah telefonuna bakar ve kapatır...
kim bilir belkide olanlar maviye ayan olmuştur... yada yaptığı yalnışlıkların farına varıp... siyahtan af dilemek için aramıştır... mavinin arama sebebi her ne olursa olsun... artık çok geçtir... bu siyahın yapmış olduğu evlilikten dolayı değil... mavi siyahtaki kredisini tamamen tüketmiş ve dönülmez yollara sapmayı kendi tercih etmesinden kaynaklanmaktadır...
siyah imza atmadan önce babasının gözlerinin içine bakar... o gözlerdeki kendine yaşatılanları görünce... imzayı atar... memurun cüzdanı siyaha uzatmasıyla...
siyah...
gri düğün senin düğünün... cüzdanı almakta senin hakkın... diyip cüzdana elini bile sürmez...
-baba izniniz olursa beni istemeye gelecekler... der...
bunu duyan annesi...
-gene bir dengesizi bulmuşsundur... der...
siyah başını kaldır... dolu dolu gözlerle annesine bakarak...
-söylermisin anne kaç defa ben kendime koca buldum... hadi onu bırak kaç kere kendime... koca arayışına girdim... merak etme beni isteyen senin akraban gri...
der... gözünden yaşlar süzülmeye başlar... siyah bu cümleleri kurmuştur kurmasinada... her bir kelime yüreğine saplanan hançer gibidir...
derken siyahın boğazı düğümlenir... öksürmeye başlar... siyah kendini zorla lavoboya atar... öksürmeleri dahada şiddetlenmiştir... birden kan kusmaya başlayan siyah... ellerini semaya kaldırır... yarabbim gücüm kalmadı... bu kabusu bitir artık... diye yalvarmaya başlar ...
siyahın lavobodan çıkmasını dahi beklemeyen baba... direk bağırarak... söyle gelip istesinler seni... der...
siyah lavoboya yığılır... sesinin içeri gitmemesi için... elini ıssırarak ağlamaya başlar... kendine engel olamayimca... elini yüzünü buz gibi suyla yıkar... ardından odasına çekilen siyah... griyi arar ve...
-inan konuşacak halim yok... pazara sınavım var... ondan sonra ne zaman isterseniz gelin... gri yalnız unutma... bu evlilik aramızda anlaşmalı... mümkünse bunu her seferinde kendine haykır... benden bir beklentin olmasın... bu arada evliliğimiz anlaşmalı evlilik olduğuna göre... sakın masraf yapma... sanada yazık paranı harcama olurmu...
der ve telefonu kapatır...
siyah o günden sonra uyumamaya başlar... günlerce hiç uyumayan siyahın sınav günü gelip çattığında... siyah kitlenir... önüne indirilen sınav sorularına saatlerce baka kalır... tüm o sayfalarda geçmişiyle hesaplaşan siyah... hiç bir şey yapmadan sınavdan çıkar... ayakta durmakta zorlanan siyah kendini zar zor eve atar... yatak odasında temizlik yapan annesinin yanına gider...
-anne ben yapamıyorum... griyi arıycam... gelmeyin diycem... der...
bunun üzerine anne sinirlenir...
-griden iyisinimi bulacaksın...saçmalamayı kes... zaten telefon ettiler bu akşam yola çıkıyorlarmış... der...
siyahın eli kolu bağlanmıştır... başını önüne eğip odasına gider... sabaha kadar yatağında oturan siyah... kapının çalınmasıyla irkilmiştir... gelen gridir... aileyle selam sabahlaştıktan sonra siyahı sorar... siyahın odasında olduğunu öğrenince...odaya yönelir... odaya girmeden önce kapıyı çalmaya başlar...
siyah kolay kolay gel demez... griyse pes edecek gibi görünmüyodur... en sonunda siyah gel der... gri odaya girer... siyahı karşısında o şekilde görünce şoka girer... siyah aşırı zayıflamış ve çokmüştür... gri şaşkınlık içerisinde...
-noldu sana...
der... siyah ayağa kalkmaya çalışırken... yatağa yığılır... siyahın içi geçer gibi olmuştur... bu sıra gri göz yaşlarına hakim olamaz... yavrum nen var...neler yaptılar... nolmuş böyle sana diyip dururken... siyah kendini toplayabilmek için savaşmaktadır...
derken toparlanan siyah... üstünü değiştirme gereksinimde bile bulunmadan içeriye grinin ailesine hoş geldin demek için salona geçer... siyahın üstünü değişmediğini fark eden anne... hemen müdehale eder... ama dünya siyahın umrunda değilidir... kendi fermanın kendi yazmıştır...
aile büyükleri aralarında konuşur ve siyah istenir... ardından nişan nikah olaylarının konuşulması için siyahla gri çağrılır... grinin annesi siyaha ne istediğini sorar...
-ben hiç bir şey istemiyorum... herşey sade olacak... düğünde istemiyorum... ne yapılması gerekeyosa yapılsın ve bitsin... oldum olası şatafattan hoşlanmamışımdır... der...
bu sıra anne lafa atılır...
-siyah olurmu öyle şey... dulmusunki hiç bir şey yapılmasın... der...
siyah başını yavaşça annesine çevirir ve...
-dul değilim ama yetimim... der...
bunu duyan gri lafı geçiştirmek için hemen lafa atılır...
-siyah yurt dışına çıkacak biliyosunuz... şimdilik eş durumundan geleceğinden dolayı... pasaport ve vize işlemlerinin yapılabilmesi için nikahın kıyılması lazım... diyip siyaha döner...
-siyah şayet uygun görürsen...şimdi nikahı kıyacaz ve benim diyer gelişimdede düğün yapacaz... ondan sonrada beraber döneriz... der...
siyah hiç sesini çıkarmadan... önüne eğdiği başını sallamaya başlar...
bunu üzerine gri siyahın hazırlanmasını... söz için alış verişe çıkılacağını... ardındanda yıldırım nikahı için müracak edileceğini ve sonrada pasaport çıkartılacağını söyler...
siyah...
-ben hazırım... üzerime kaban aldımmı tamamdır... der...
gri bunu üzerin...
-siyah biraz konuşabilirmiyiz... diyip siyahı mutfağa çeker...
-bak ay parçası... anlıyorum seni... tamam bu evlilikte anlaşmalı bir evlilik... ama bitanem çok belli ediyosun... canından bezmişsin toparlan nolur...inan bana herşey çok güzel olacak...bundan sonra kimse sana karışamıycak... der...
grinin bu sözleri siyahın bir kulağından girip diyerinden çıkmıştır... kabanını alır ve ben hazırım gideceksek gidelim der...
siyah... siyahın kardesi... gri ve abisiyle... alış verişe çıkarlar... gri ne gördüyse almak ister... ama siyah her seferindede red eder... en son olarak gri söz için bir takım beğenir... siyaha giymesi için israr eder... ama siyah giymemekte kararlıdır... zoraki pantolunu giydirirler... siyah okadar zayıflamıştırki takımın en küçük bedeni bile üzerine aşırı bol gelmektedir... pantolona rutuşlar yapılır... ordan kuyumcuya gidilir... siyahın yüzüğünü kız kardeşi beğenir... siyahın bedeni ordadır ama ruhsuzdur... gri altın takılar almaya başlayınca... siyah gri kenara çeker...
-sen beni anlamıyosun galiba... masraf yapman yersız... paranı ne harcıyosun...
bunun üzerine gri...
-bak siyah... sen benim birircik sevdiğimsin... ben senin istediklerini yaptım... karışmada anlaşmalıda olsa evliliğimin tadını çıkartayım... ayrıldığımızda altınları bırakırsın... bunları ne kafana takıyosun... der...

siyah sesini çıkartmaz... alış veriş biter... nikah tarihi alınır... evlenmeden önce istenilen testler yapılır... ve eve dönülür... siyah hiç bir şey demeden odasına çekilir... ayakta zor durmaktadır... arkasından odaya gelen gri... siyahın iyi olmadığını anlayınca... onu yalnız bırakmaz... siyah bir avuç ilaç alır ve yatağına uzanır... yatmadan önce içinden dualar etmeye başlar... sabaha uyanmamak için yalvarır ve yalvarışları içerisinde içi geçer...
sabah olupta gözleri açtığında... yaşadıklarının kabus olduğunu uyandığını... herşeyin bitmiş olduğunu düşünürken... grinin sesiyle gerçekle yüzleşir... siyahın hazırlanıp nikah için gitmesi gerekmektedir... siyah o sabah hiç bir şey yemeden üstünü giyer... ve boynuna ip geçirilmişcesine zoraki adımlarını atmaya başlar... veeeeee... 5 aralık günlerden salı... siyah salonda imza atmayı beklerken... sıranın kendine geldiğini duyunca grinin gözlerinin içine bakıp... yumruklarını sıkmaya başlar... hemen hemen herkes ordadır... siyahın teyzesi... dayısı... kuzenleri...grinin dayısı vs....
derken memur siyaha sorar... evlenmeyi kabul ediyomusun diye... ortalık birden sessizleşir... çünki siyah evet dememiştir... memur bir daha sorar... siyahta gene ses yoktur... ardından memur son kez soruyorum der... ardından siyah evet der... iş imzaya geldiğinde... siyah kalemi eline alır... tam osıra telefon çalar... arayan mavidir... siyah telefonuna bakar ve kapatır...
kim bilir belkide olanlar maviye ayan olmuştur... yada yaptığı yalnışlıkların farına varıp... siyahtan af dilemek için aramıştır... mavinin arama sebebi her ne olursa olsun... artık çok geçtir... bu siyahın yapmış olduğu evlilikten dolayı değil... mavi siyahtaki kredisini tamamen tüketmiş ve dönülmez yollara sapmayı kendi tercih etmesinden kaynaklanmaktadır...
siyah imza atmadan önce babasının gözlerinin içine bakar... o gözlerdeki kendine yaşatılanları görünce... imzayı atar... memurun cüzdanı siyaha uzatmasıyla...
siyah...
gri düğün senin düğünün... cüzdanı almakta senin hakkın... diyip cüzdana elini bile sürmez...
Devam Edecek .....