Kadınlar ileriliyor.
İş alanlarının neredeyse her kolunda kadın var, sadece ekonomik nedenlere bağlı olduğunu söylemek de cılız kalır.
Kadın artık sosyal haklarını kullanmak istiyor, birey olarak mücadele etmek ve ayakları üzerinde durmak istiyor.
Çocuğuna kendi bakmak istiyor ve bağımsızlığını gün geçtikçe arttırıyor.
Kendisine uygulanan, yok sayılan eğitim hakkını bazen bireysel, bazen sosyal yardımlaşmayla alıyor.
”Sadece erkek çocuğunuz yok, ben de varım “diyor her bir kız çocuğu okuma hakkını elde ederek.
Kadınlar tercihlerini bağımsızlıktan yana kullanıyorlar.
Eğitim bir cinsiyete ait değil diyor, çalışmak bir cinsiyete özgü değil diyor ve üretimin içinde bulunuyor.
Üretimin içinde daha çok bulunuyor. Böylece çalışan kadına kötü gözle bakan zihniyet çok daha fazla kadına kötü gözle bakıyor.
İş yerinde sırf kadın olduğu için erkek arkadaşından daha düşük ücretle çalışmıyor artık çünkü buna sesi çıkarıyor artık.
Yasal haklarını biliyor. Hatta gerektiğinde kendine yönelik uygulanan yasal tedbirsizlikler için de susmuyor.
Kadın artık erkeğin gölgesinde yaşamıyor. “Beyim bilir” anlayışı “ben de bilirim” anlayışıyla çarpışıyor.
Kadın kadın olma kimliğinden utanmıyor. Ekonomik bağımsızlığını elde ederken diğer taraftan sosyal haklarına da sahip çıkıyor.
Artık bireysel özgürlüğünü seçimleriyle kanıtlıyor ve bunu yaşıyor. “Bana sunulan hayatı istemiyorum” diye biliyor.
Ve Kadınların tek yaşama oranı artıyor.
Kadın ilerlerken, geçmişten gelen baskılara ses çıkartırken bu durum başka bir kitlenin canını sıkıyor olacak ki; kadına uygulanan şiddet ve cinayet oranları artıyor.
ABD de her iki dakikada bir kadın tacavüze uğruyor ve Türkiye’de günde 5 kadın cinayete kurban ediliyor.
Kadının yükselişi açık seçik rahatsız ediyor. Karşılarında ses çıkarmadan dayak yiyen kadın, artık “bana vuramazsın “diyor, ailesi tarafından küçük yaşta evliliğe zorlanan çocuk artık gidip ailesine karşı suç duyurusunda bulunuyor.
Bulunuyor ne oluyor diyeceksiniz belki ama direnç göstermesi açısından önemli. Kadınlar erkeklere cinnet geçirtiyorlarmış.
Evet, doğru cinnet geçirtiyor kadınlar çünkü ayakları üzerinde durmayı başarmış, haklarını savunan kadını erkekler hazmedemiyor.
Bu yüzden de ilkel bir tavır olan fizyolojik güçlerini kullanıyorlar.
Gözden kaçan bir durum var erkekler şiddet oranını arttırıyor ama kadınlar ilerlemekten vazgeçmiyor.
Kusura bakmayın beyler, sahnede sadece siz olmayacaksınız.
Bence buna alışın ve birlikte yaşanır bir dünya kurulması için bizimle beraber mücadele verin.
Haber Kaynağım :
Kent Haber web sitesi gazetecisi Özge Doğar köşe yazısıdır.
http://www.kenthaber.com/