Bu devir kadınların devri

İş, hırs konularında kadın çok ön planda. Artık bir kadın çok rahat 'Bunu istiyorum' diyebiliyor.

Eskiden olsa karşı tarafın kendisini fark etmesini beklerdi. Artık öyle değil, kadınlar da tercih eder haldeler artık

Kadın İşi Banka Soygunu, Meltem Cumbul, Özge Ulusoy, Filiz Ahmet ve Esra Dermancıoğlu'nu aynı filmde buluşturan bir proje.

Kadınların planladığı ve uyguladığı bir banka soygununu anlatıyor. Filmin 4 kadın oyuncusu soruları yanıtladı...

- Kadınlar erkeklere göre daha mı zeki?

Özge Ulusoy: Kadınlar zekalarını farklı ve efektif kullanıyor. Bir de zekalarını biraz daha kurnazca ve kötü amaçlı kullanabiliyorlar. Daha hesaplı kitaplılar.

Esra Dermancıoğlu: Daha zeki diyemem ama detaylarda ve hayatın içinde kadın erkekten biraz daha becerikli diyebilirim. Biz daha pratik zekalıyız.

Filiz Ahmet: Tabii.

Meltem Cumbul: Zeki insan var bence. Zeka konusunda cinsiyet ayrımı olduğunu zannetmiyorum

- Erkek güçlü kadından korkuyor mu?

Ö.U: Korkuyor. Ama kariyerine, işine, duruşuna güven duymayan erkek korkuyor.

Böyle adamlar yanındaki kadının güçlü olmasını, kendi ayakları üzerinde durmasını istemiyor, onu bastırmak için uğraşıyor...

Ben böyle birine rastlamadım, o yüzden uzun ilişkilerim oldu hep.

E.D: Kadın da güçlü kadından, daha güzelinden korkuyor.
İktidar ve güç, erkek için çok önemli olduğundan, güçlü kadından çekiniyor olabilirler.

Erkeklerin daha muhtaç kadını sevdiklerini biliyorum. Böyle olunca birçok kadın da muhtaç kadını oynuyor...

F.A: Evet. Erkek sonuçta, onun sözü geçecek. Ben demiyorum ki, illa kadının sözü geçsin ama erkeğin güçlü kadından çekindiği bir gerçek.

M.C: Korkar. Neden korktuklarını onlara sormak lazım.

- Günümüzde erkeklerin yüzeysel olduğu konuşuluyor ama kadınlar da bir o kadar erkeklere benzemeye başladı diye düşünüyor musunuz?

Ö.U: Kadınların tutumuyla başladı erkeklerin yüzeyselliği.

İlişki, aşk, sevgi gibi kavramları kadınlar basite indirgeyince ve çok meraklı olunca, erkekler farklı tavır sergilemeye başladı.

En ufak bir kapris ya da sorun söz konusu olduğunda 'Seninle mi uğraşacağım?' demeye başladılar.

Çünkü etrafta birçok, daha 'kolay' seçenek var. Zor elde edilenle, kolayın değeri aynı olmuyor.

Bunu anlayan erkek de akıllı erkek zaten.

F.A: Bu devir kadınların devri. İş, hırs konularında kadın çok ön planda.

Bir kadın çok rahat 'Bunu istiyorum' diyebiliyor. Eskiden olsa karşı tarafın kendisini fark etmesini beklerdi.

Artık öyle değil, kadınlar da tercih eder haldeler artık.

M.C: Kadınlar erkekleşiyor, erkekler de kadınlaşıyor.

Ne güzel. Seksüel açıdan bahsetmiyorum, iki cinsin de farkına varmak, anlayabilmek için bunun şart olduğunu düşünüyorum.

YAŞAYAMIYORLAR

- Kadının toplumsal rolünün nasıl değiştiğini düşünüyorsunuz?

Ö.U: Ailem tarafından, 'Hayatta kendi ayaklarının üzerinde dur, kimseye müdana etme, kendi başarınla bir yer edin' diye büyütüldüm.

Her gün işlenen bir kadın cinayeti, çocuk gelinlerin olduğu bir toplumdaki güçlü kadınlar beni çok gururlandırıyor.

E.D: Tabii. Eskiye nazaran çok daha fazla çalışan, ayaklarının üstünde duran kadın var.

F.A: Tabii ileri doğru gidiyor ama bazı yerlerde geriye de gidiyor. Kadınlara dışarı çıkma yasağı uygulandığı da oluyor 21. yüzyılda. Bir taraftan ileri giderken, diğer yandan geriye gidiyoruz.

M.C: İstanbul'dan bahsetmiyorsak kadının bu toplumdaki yeri 'Ben doğarken ölmüşüm' şeklinde.

Yaşamıyor, yaşatılmıyor da. Dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Erkeklerin de bize yardımcı olması gerekiyor.

Modern kadın da, ekonomik özgürlüğü olduğu için ruhsal şiddet görüyor.

Erkek annelerinin çok dikkatli yetiştirmesi lazım çocuklarını.

- Bir kadın çocuk sahibi olmadığı zaman toplum tarafından 'eksik' görülüyor zaman zaman...

Siz de çocuk baskısı hissediyor musunuz?

Ö.U: Muhabir arkadaşlar sürekli soruyor. Onlardan bir baskı görüyorum.

E.D: Toplum böyle görmüyor bence. Kadın niye eksik olsun?

Anneliğin kutsallaştırılması korkunç bir şey. Kadının kullanacak o kadar çok şeyi var ki; 'Kadın kutsaldır', 'hamilelere şöyle davranılmalı...' gibi.

Annelik kutsal falan değil. Herkes doğurabilir, doğurduğunda da çok önemli bir şey olmuyor.

Köpek de doğuruyor. Anneyim ve hiç kutsal bir tarafını görmüyorum.

F.A: Toplum baskısı hissetmiyorum ama anne olmayı çok istiyorum.

- Kadınların birbirleriyle arkadaşlıklarını nasıl tanımlıyorsunuz?

Ö.U: Bu konuda şanlıyım. Hep çok samimi, yakın kız arkadaşlarım oldu. Bir kısmı çocukluktan gelen, bir kısmı İstanbul'dan edindiklerim...

Kadın kadına arkadaşlığın içine birçok şey giriyor; güzellik, başarı, ön planda olmak...

Bu erkekler arasında yok demiyorum. Erkekler kadınlara maledilmiş bir çok şeyi bizden daha çok yapıyor...

Kıskançlık, dedikodu gibi şeyleri erkekler de çok seviyor!

Belli bir yaştan ve kariyerden sonra kadının kadınla arkadaş olması çok zor.

Kadın kadının en çok güzelliğini kıskanıyor. Sonra işindeki, özel hayatındaki başarıyı kıskanmaya başlıyor.

İYİ SEÇMEK GEREK

F.A: Arkadaşlıktan arkadaşlığa fark var. Uzun senelere dayanan bir arkadaşlıksa orada kıskançlık falan olmuyor. Yeni tanışılmış arkadaşlıklar farklı olabiliyor.

E.D: Arkadaşlarını nasıl seçtiğinle ilgili bir şey bu. Samimi, net arkadaşlıklar seçmek istiyorsan onları yanında tutuyorsun.

Zamanla erir gider diğerleri zaten. Arkadaşlık ve dostluk, çok samimi ve iyi hissettiğim bir yer.

M.C: Arkadaşlık ve dostluktan bahsediyorsak, dayanışmanın, tamamıyla sevginin hakim olması, yanında olmak gibi şeyler geliyor aklıma.

- Kadın kadına sohbetin en önemli gündem maddesi nedir?

Ö.U: Erkekler. Tüm kadınlar ilişkilerini ya da olmamış, bitmiş ilişkilerini konuşuyor.

E.D: Hep dedikodu yapıyorlar herhalde. Kadın kadınla olduğu zaman hep erkekler konuşuluyor.

Ben bundan çok sıkılıyorum. Ben de arkadaşlarımla entelektüel konuyarı ve devlet işlerini konuşmuyorum ama...

Erkekler üzerinden konuşmanın felsefesini seviyorum ama...

F.A: Yemek (gülüyor)...

Kıyafet, saç, alışveriş çok ilgimi çekmediği için, o günkü problemler, ilişkiler sohbet konusu oluyor.

M.C: Kadın kadına bir araya gelinmişse, birinin hayatında bir kişi varsa, o durum bir masaya yatırılıyor.

İlk konu bu oluyor. Ya da heyecanlı bir şey varsa o konuşuluyor.

- Kadınlar birbirlerinin sırlarını saklayabiliyorlar mı?

Ö.U: Saklıyorlar. Ama erkekler de daha az konuşmayı sevdikleri için iyi sır saklıyor.

E.D: Kişiyle ilgili bu. Saklayabilenle arkadaşlık ediyorsun. Kadının, bir sırrı paylaşma içgüdüsü var.

- F.A: Ben saklarım. Birinin sırrı mezar olur bende. Sır tutmayı iyi bilirim. Arkadaşlarım da bilir.

- İki seçenek sunulsa, akıllı mı yoksa güzel mi olmayı tercih ederdiniz? Hangisi daha çok işe yarıyor?

Ö.U: Akıllı kadın kendini nasıl güzel göstereceğini bilir.

F.A: Akıllı olunca güzelliğini ortaya çıkarabiliyor kadın.

M.C: Benim tercihim akıllı olmak.

TEKNOLOJİ YÜZÜNDEN

- Evlilikler neden sürdürülemiyor. Kadın ve erkeğin birbirine tahammülü azaldı mı?

Ö.U: Müdana etmeme durumu var. Annelerimiz sabırla o ilişkiyi yürütmeye çalışıyordu.

Boşanmak çok büyük olaydı. Şimdi kimsenin kimseye sabrı yok. İki taraf eşit adım atabiliyorsa yürüyor evlilik.

Erkeklere hala ev hayatının ortak bir paylaşım olduğunu anlatamıyoruz.

E.D: Teknoloji mahvetti bizi. Bir Frankafon olarak küflenmiş bir kızım.

Evde internetim yok. Göz göze bakmıyoruz sokakta, ne ilişkisi?

F.A: Kadınlar da kendi ayaklarının üstünde durabiliyor.

Para kazanıyorlar, güçlü oldukları için birini çekmek zorunda değiller.

M.C: Kadın hem çocuğuna bakıp, hem de para kazanmaya; hem anne hem de baba olmaya çalışıyor.

Özellikle yanında sağlam bir erkek yoksa...

Erkek ve kadın yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalı. Belki de evlilikler bu dayanışma eksikliğinden yürümüyor.

- Kadın hayatının aşkını bulunca, hayatının arkadaşını bırakır mı?

Ö.U: Hayatında biri olduğu zaman elbette o kişi merkeze yerleşiyor.

Ama bu sırada kız arkadaşların yanında olmayı bırakmamak lazım.

F.A: Öyle oluyor biraz. Aşk önemli bir şey, böyle bir şey yaşarsam da hoş görüyorum.

M.C: Unutmaz. Daha az görüşür ve ihmal edebilir ama karşı taraf da onu çok iyi anlar.

Muhakkak, arkadaşın hayatına giren kişinin yakın arkadaşı olmaya çalışırlar ki, uzak kalınmasın.

Erkekler için giyinmezler

- Birbirlerinde gördükleri şeylere dair kıskançlık beslerler mi?

Ö.U: Dış görünüş çok etkili oluyor. Ben yaşamadım, yeni tanıdığım kişiler olmadığı için sanırım.

Belli bir yaşa geldikten sonra arkadaş seçerken nasıl biri olduğunu anlıyorsunuz.

E.D: Kadın kadına giyinir. Kadın erkek ilişkisinde o yüzden sıkıntılar çıkıyor.

Çünkü kadın erkeğe yapmıyor yaptığı şeyi. Güzelliğini, ruhunu erkeğe göstermek istemiyor.

O hep bir maske. Bu nedenle erkekle kadın arasında bazen samimi ilişki olamıyor.

F.A: Böyleleri elbette var.

M.C: Karaktere göre değişir.

Sistem aynı algılar farklı

- Kadın beyni nasıl işliyor, erkek beyni nasıl işler?

Ö.U: Kadın beyni çok komplike. Erkeklerle kadınların düşünce tarzları çok farklı.

Erkekler düz ve ana başlıklar üzerinden gidiyor. O yüzden daha huzurlular. Kadınlar daha gergin.

E.D: Aynı sistem ama algılarımız bazı noktalarda farklı işliyor.

F.A: Kadın daha geniş çapta düşünüyor, ayrıntılı, yarını düşünüyor.

Aileden gelen bir şey bu. Kadınlar farklı da büyütülüyor.

M.C: Bence şu gün metropolde yaşayan her kadın maskülen tarafını buldu.


Haber Kaynağım :
http://www.yeniasir.com.tr/
http://www.yeniasir.com.tr/Sarmasik