Bir erkeğin adam olması için kaç kadın gerekir?


Hayatınızdaki erkeklerin hepsinin ilişkiler açısından belirli bir evrimin sonucunda karşınıza çıktığını fark ettiniz mi?

Kim bilir onu size kimler hazırladı? 

Kimler ona bir kadına nasıl davranılması gerektiğini öğretti?

Kimler cefasını çekti de siz şimdi sefasını sürüyorsunuz acaba? 

 
Ya da belki de siz de evriminin bir parçasısınız ve onu olması gereken erkek olabilmesi için başka birine hazırlıyorsunuz?

Kim bilir?

İşin gerçeği şu ki; bir adamın bugün olduğu kişi haline gelmesinde sayısız kadının emeği vardır.

Ama hepsinden önce annesi atmıştır temellerini. 

Çünkü bir erkek, bir kadına nasıl davranacağın ilk önce annesinden öğrenir.

Annesi oğlunu kızından çok kayırmaz, evde herkese eşit şartlar sağlar, çocuklarını yeteri kadar sorumluluk yükleyerek büyütürse, o erkek büyüdüğünde sevgilisine de aynı saygı ile yaklaşır, evlenince eşine de aynı şekilde davranır.

Her sevgilisi ayrı bir tecrübe kazandırır erkeğe. 

Sadece cinsel anlamda değil üstelik, duygusal anlamda da.

Kadını bir obje olarak görmekten çıkıp ona karşı duygular beslemeyi ve hepsinden de önemlisi o duyguları gösterebilmeyi yaşadığı ilişkilerden öğrenir erkek.

O yüzden erkek dediğinin fabrika ayarlarına dönmesini istemezsin. 

Çünkü kadınları keşfetmeye başladığı ilk günleri, erkeklerin karanlık çağlarına denk gelir.

İlk bakışta çekingen ve sevimli görünseler de bir mağara adamı kadar anlarlar kadın ruhundan.

Romantizmi hiç beklemedik bir anda dilini karşısındaki kızın boğazına sokmak zannederler o zamanlarda.

“Bak bir kıza öyle davranılmaz, önce saçını okşarsın, bir iki güzel söz söylersin, göğüslerine değil gözlerine bakarsın,  sonra o da seni öpmek ister zaten” desen de anlamazlar bir süre.

Sonuçta bir erkeğin bir kadına nasıl davranılacağını öğrenmesi için hayatına belirli sayıda kadın girmiş olması gerekir.

Maalesef bu sayı erkeğin IQ ve EQ’suna bağlı olarak 3’ten 13’e kadar değişiklik gösterebilir.

Kadınlarda da durum farklı değildir aslında.

Bir kadın bir erkeği nasıl mutlu edeceğini, onun gururunu ve bakış açısını göz önünde bulundurarak nasıl davranmasını gerektiğini de zamanla öğrenir. 

Bir erkeğe söylenmeyecek lafları, yapılmayacak hataları, yaptıkça ve terk edildikçe anlar.

Bazen de erkeklerin fazla değer verip fazla şımartılınca o kadar çabuk kaçtıklarını tecrübe eder kadınlar da...

Anlayacağınız aşık olduğunuz insanı, aşık olduğunuz insan haline getiren çok etken olmuştur bugüne kadar.
Eğer o sizden önce başkalarıyla başarısız ilişkiler yaşamamış olsa bugün karşınıza bu haliyle çıkamazdı sonuçta.

Ne size nasıl davranması gerektiğini bilebilirdi ne de sizi takdir edebilirdi.

Böyle bakılınca eski sevgilileri kıskanmaktansa onlara minnet duymak lazım aslında.

Ama hangimiz o kadar olgunuz ki acaba?


Erkekgiller

Yukarıdaki konu itibariyle erkeklerin ilk tecrübelerine değinmeden edemeyeceğim Erkekgiller bölümünde.

İşte size erkekgillerin bazı ilkleri:


İlk kız arkadaş : 

Bir erkeğin ilk kız arkadaşı hakkındaki hafızası bir filin hafızası gibidir.

Ne kadar kısa sürse de üzerinden bir asır geçse bile asla unutulmaz.

İlk uzun süreli ilişki : 

Bir erkeğin ilk uzun süreli ilişkisi kiraladığı ilk evi gibidir.

Ne kadar iyi olursa olsun dışarıda her zaman daha iyisi olduğunu sanır.

İlk öpüşme : 

Bir erkeğin ilk öpüşmesi Bursa şeftalisi gibidir. 

Sulu, sert ve yapış yapış.

İlk sevişme : 

Bir erkeğin ilk sevişmesi Ferrari gibidir. Hızlı, beklenmedik ama keyifli…

İlk terk edilme : 

Bir erkeğin ilk terk edilişi İbrahim Tatlıses şarkıları gibidir. 

Acılı, gözyaşı dolu ve arabesk…

İlk aldatma : 

Bir erkeğin ilk aldatması son aldatması gibidir.

Adi, bencil ve tekrar edeceği kesin… 

Çünkü bütün aldatmalar aynıdır!

İlk hediye : 

Bir erkeğin bir kıza aldığı ilk hediye kalp şeklinde kırmızı bir yastık gibidir.

Çünkü büyük ihtimalle kalp şeklinde kırmız bir yastıktır!

Haber Kaynağım :
Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Sabanur Kıraç makalesidir.
http://www.hurriyet.com.tr/pasaj/24913300.asp
https://twitter.com/Sabanur