Kadın ve erkek birliği...


İnsanın, insanlık tarihini oluşturarak, hem kendisinin hem de doğanın efendisi olmasının temel yönünü tabii ki ekonomik yenileşme yaratacaktır.

Üretimin toplumsal niteliğinin yanı sıra (ki kapitalist süreç bunu oluşturmuştur) üretim araçlarının da toplumsal niteliğe kavuşturulması, emeğin özgürleşmesini yaratacağı gibi...

Toplumsal ve embriyolojik kökendeş olan kadın ve erkek ayrımına da son verecektir.

Kadın katılmadan devrim olamayacağı gibi; devrim olmadan da kadının, yaşam içindeki süreçlere ilişkin kurtuluşu sağlanamayacaktır.

Ancak, yaşama ilişkin tüm süreçlerde olduğu gibi, kültürel devrimle taçlandırılarak, bilinçsel dönüşümü sağlayamayan ekonomik yenileşme, kendine rağmen kendi içindeki çelişkileri bertaraf edemeyecektir.

Bu anlamda, ekonomik yenileşme, yaşama ilişkin tüm etkin süreçlerin de yenileşme-değişim esprisini dönüştürmek zorundadır.

Ancak bu koşullarda kadın-erkek birliği sağlanabilir ve emek temelinde insan bilinci, toplumsal içselliğe kavuşabilir.

Haber Kaynağım :
Milliyet Blog Sayfası yazarı İlhan Özay köşe yazısıdır.
http://blog.milliyet.com.tr/