Kadınlara, kadınların gözünden, kadın hikâyeleri...

 Ataerkil bakışa hapsedilmeye çalışılan kadınlara dair umut verici, gülümseten, şeytana pabucunu ters giydiren kadın hikâyeleri...

‘Alis, Harikalar Diyarı’ndan Tüymüş Bulunuyor’da; Gaye Boralıoğlu, Aslı Perker, Seray Şahiner, Hatice Meryem gibi isimlerin öyküleri var.

Ayşegül Çelik’in hazırladığı ‘Alis, Harikalar Diyarı’ndan Tüymüş Bulunuyor’, öncelikle içimizdeki Alis’i selamlıyor.
Sonrasıysa kadınlara, kadınların gözünden, kadın hikâyeleri... 

Bu bir proje aslında. Çelik’in girişimiyle senarist, doktor, yapımcı, reklamcı, yazar çizer kadınların bir araya geldikleri ve çeşitli öykülerin yer aldığı bir proje...

‘Kadın olmanın’ mücadeleye yenik başlamanın bir diğer adı olduğu dünyamızda, verilen savaşın onuru anlatılıyor.

MEMLEKETİMDEN MANZARALAR

“Bu kitapta mutluluktan elleri üşüyen kadınlar bulacaksınız, masum masum pilav pişiren, kocasının arkasında bir sandalyeden televizyon seyreden, ağzında kuru kayısı eriten kadınlar...
Bazıları sınır mınır dinlemiyor, aşk için bir ülkeden diğerine sürükleniyor, bazıları babasının hasta sevgilisinin başucunda dikiliyor... İşte bu kadınlar, beyaz tavşanı arananlar listesine aldıktan sonra kraliçeyi ve iskambil askerleri devirip harikalar diyarından kaçmış olanlardır. 

Sayfaları çevirin, yakından bakın, hepsini tek tek tanıyacaksınız...”
.
           

Kadının adı yok mu gerçekten? 

Kadın; var olmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken... Kadınlar için, kadınlarla mutabık kalınmadan belirlenmiş kurallar, onların üzerine serilmiş görünmez bir toplumsal baskı ağı var. Ataerkil toplumlarda kadın var olabilmek için çok daha çalışkan, çok daha akıllı ve çok daha güçlü olmak zorunda. 

Öyle ki erkek arenasında bu güç onları daha sert yapıyor, hatta kadın olduğunu unutmak zorunda bırakıyor.

Herkesin kadınlar için tanımladığı bir dünya var, babaların, abilerin, eniştelerin, komşu albay Şener amcanın, bakkal Korhan abinin...

Kadınlara zaman zaman yalnızca bu kurgulanan dünyayı yaşamak kalıyor. 


Ama elbette biliyoruz başka bir dünya mümkün ve başka bir dünya var.

ALİCE NEDEN ‘TÜYDÜ’?

İşte tam da bu nedenle ‘Alis, Harikalar Diyarı’ndan Tüymüş Bulunuyor’. Duyduk duymadık demeyin! Kitabın ortak hedefini Ayşegül Çelik anlatıyor önsözünde;

“Ortak hedefimiz; tüm zamanını, aklını, enerjisini kadın hareketine ayıranlara bir selam çakıp, okuyacakların yüreğine de hafif bir rüzgâr üflemekti... 
.
        
   
Hepimiz cinsiyeti, ırkı, dini milleti hiç ama hiçbir şeyi diğerinden ayırt etmeden, özgür ve mutlu yaşayacağımız bir dünya hayal ediyoruz çünkü. En basit, en açık hedef bu, umut bu...”

O rüzgârı hepimiz hissediyoruz. Öyle bir rüzgâr ki içimize esiyor, o estikçe biz ferahlıyoruz, ferahladıkça özgürleşiyoruz.
Bir çok kadının hayatına tanık olmak mümkün ve hiçbiri birbirine uzak olmadığı gibi bizlere de uzak değil. Aşık olan kadın, aşkı bilen kadın...

Aşkı arkasında bırakmış kadın, yalnızlığı; geride kalan aşkı ile anlam kazanmış kadın...

Diyor ki;
.
               

“Mıknatıs gibi ardından sürüklendiğim sevgili, kuralları çiğniyordu. Bavulların durması uygun görülmüştü orada.

Kendisi uyuyordu yukarıda. O zaman farkında değildim ama kuzeyli adamın bir parçası olamayacaktım hiç bir zaman.

İyiydi böyle. İnsan kimsenin parçası değilse uyanık kalır.”

KADININ SOYADI VAR

Ve kadının soyadı şiddet; kadına gösterilen şiddet o denli kanıksanmış bir gerçek ki...

Bazı kadınlar babaları yüzünden şiddetle tanışıp, kocalarıyla bunun olağan olduğuna inanıp, erkek çocuklarına bunun öğüdünü veriyor. 


 Seyran Hanım anlatıyor kitapta, gördüğü şiddetin hayatın bir parçası olduğuna inanmış ve aksi mümkün olduğunda varlığından şüphe ediyor.

“Seyran Hanım adeta yerinden sıçradı, iri iri açılmış gözlerle kocasına baktı.

Kendini tutmasa NE? Diye bağıracaktı, NE? Bana bir daha şiddet göstermeyecek misin?

Öyle şaşırmıştı ki fırsat bulamadı. Hoş söylenenlere inandığı da yoktu, o yüzden mutlu olmak da lüzumsuzdu.”

MUTLU KADIN HİKÂYESİ

Konu kadınken, mutlu bir metin kaleme almak oldukça zor. Bir öykünün konusunu da bu oluşturuyor;

“Kadın dünyasına kendimizi açarken hep acıklı, kederli, dertli kadın öyküleri yazmıştık.

Kocasının, babasının, abisinin, kayınpederinin şiddetine uğrayan, cinayetlere kurban giden, töre yüzünden sürekli aşağılanan kadınlar...

Taciz, tecavüz, korku ve panikle yaşayan kadınlar...

Hakları bilinmeyen, bilip de kullanmayan, kullanıp da erkek dehşetine maruz kalan kadınlar...

Anladım ki, kadın öyküsü yazmak, tragedya yazmaktan ibaretmiş.” 
.
      
  
Ne kadar ferah, güçlü kadınların öykülerini kaleme almaya çalışsak da, çok uzağına düşemiyoruz içine hapsedildiğimiz gerçeğin.

Mücadele içimize işlemiş ve farkındalık kadınlar için ağır bir algı penceresi çoğu zaman.

‘Alis, Harikalar Diyarı’ndan Tüymüş Bulunuyor’, tüm kadınlara ve umutlu bir dünyaya armağan niteliğinde.
Kadınsak güzeliz...

Keyifli okumalar.

Haber Kaynağım :
Akşam Gazetesi köşe yazarı BURCU KAYA makalesidir.
http://www.aksam.com.tr/