
Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi ile Kocaeli Üniversitesi tarafından düzenlenen Siyasette ve Sivil Toplum Kuruluşlarında Kadının Güçlendirilmesi Çalıştayı’nın ikincisi niteliğinde olan toplantı gerçekleşti.
KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi B Blok Konferans Salonu’nda gerçekleşen çalıştaya AKP Kocaeli Milletvekili Sibel Gönül, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu, Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Emel Ceylan Balcıoğlu, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev yapan bayanlar ve KOÜ’de görev yapan öğretim görevlileri katıldı.
2E +2S FORMÜLÜ UYGULANMALI
.

KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi B Blok Konferans Salonu’nda gerçekleşen çalıştaya AKP Kocaeli Milletvekili Sibel Gönül, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu, Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Emel Ceylan Balcıoğlu, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev yapan bayanlar ve KOÜ’de görev yapan öğretim görevlileri katıldı.
2E +2S FORMÜLÜ UYGULANMALI
.

Toplantıda açış konuşması yapan Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclis Başkanı Balcıoğlu siyasetin sadece bir siyasi partiye üye olup parti faaliyetlerinde yer almak olarak algılanmaması gerektiğini söyleyerek, “Oysa Siyaset yaşama dair söylediğimiz her türlü söz ve yaptığımız eylemin ta kendisidir.
Öte yandan kadınları temsili için siyasi alanın dışındaki durumuna da göz atmakta fayda vardır. Kadınların toplumsal hayatta sorunlarını ifade etmek için alternatif mekanizmalardan biri de sivil toplumdur.
Kadınların sivil toplumda etkin rol alması kadının bireysel problemlerini toplumsal düzeyle taşır bu da, sivil toplumda kadının daha görünür olması ve sosyal politikaların yapım süreçlerine katkı sağlaması sonucunu doğurur.
Ayrıca bu sürecin, toplumun farklı kesimlerine ait problemlerin de dile getirilmesi ile demokratik çoğulculuğu güçlendiren bir yönü vardır.
7 Aralık tarihinde Emex Otel de yaptığımız çalıştayda kadın olarak toplumsal algılamadaki esiklerimizin farkına varmakla birlikte sivil toplum kuruluşlarındaki kadınlarımızın ne büyük fedakarlıklarla çalışıp nasıl bir itici kuvvet olduğunu ve bunun yapılan etkinlik ve fikirlerle ortaya konulduğunu gördük.
Rektör hocamızın o günkü çalıştayımızda bize sunduğu sihirli kadın denklemini bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Toplumda yer edinecek kadınlar için 2EE1+2SS şarttır.
Yani ekonomi ve eğitim ile sağlık ve siyaset. Bizim yapmamız gereken bu formülü uygulamak. STK’larda yer alan her kadın aslında Kocaeli siyaset yapıyor.
Bayan vekil ve rektörümüz var. Bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bu toplantıları düzenli hale getirip Kocaeli eksikliğini Türkiye modeline dönüştürebiliriz.
Ataerkil toplumun getirdiği sorumluluk. Ev işleri kadınların hayatının büyük bir alanını alıyor. Mutfaklardan kadınlarını çıkartmak gerekiyor” şeklinde konuştu.
TOPLUMU İNŞA EDEN KADINDIR
Sibel Gönül, bu tür toplantıların önemli olduğunu söyleyerek,
“Bu toplantıların bir ayağını erkekleri de bu işe katarak yapmak gerekiyor. Siyasetten ve kadın meclis üyelerinden daha çok kişiyi katmak gerekebilir.
Tüm tarafları davet etmek gerekir. Toplumun inşa eden kadındır. Kadın ve erkeği topluma hazırlayan kadının; toplumda siyasetteki karar alma mekanizması, sağlık, istihdamdaki durumu, iş gücüne katılımda ve eğitimdeki ne kadar çok kadın varsa gelişmişlik seviyesi iyi olduğundan bahsedilir.
Ülkemizde Kadın erkek eşitliğinde sıkıntı yok. Çoğu ülkeden medeni, iş, ceza kanunu ve anayasa dahi birçok ülkede olmayan çok ileri düzenlemeler var. Uygulamada bir takım sıkıntılar ve engellerle karşılaşıyoruz.
Bunları azatlamada bizim en büyük destekçimiz STK’lardır. Kocaeli kadın örgülerinin çok fazla yaygın olduğunu söylemek mümkün değil.
Hemşeri dernekleri ile ön plana çıkan bir il. O derneklere de baktığımızda kadınların olmadığınız sırf erkeklerden oluştuğunu eşlerinin gelmediğini görüyoruz.
Eşleri gelmiyor. Ne kadar işimizin olduğunu anlayın. Yapacak çok iş var. Bu tür çalışmalarda her söylenen sözün eyleme dönüşmesi gerekiyor.
Her ilin sosyolojik toplumsal yapısı farklıdır. Bu nedenle her ilde sosyoloji uzmanı vali yardımcısı yer almalı.
Kocaeli ölçeği içinde bu tür çalıştaylarla her kanaldan gelecek tartışmalarla stratejik eylem planı ortaya koyacağız” dedi.
ÖNEMİMİZİN FARKINDA OLMALIYIZ
.

Yrd. Doç Dr. Elif Karagün, yaptığı konuşmada toplumsal yapının oluşmasında kadına çok önemli görevler düştüğünü söyleyerek “Kocaeli’de gönüllü yüreğini koymuş bir üniversite var. Kocaeli olarak şanslıyız.
İnsanda doğduğu andan itibaren toplumsal cinsiyeti oluşturan kadındır. Kadın olarak rolümüzün farkında değiliz. Toplumun kadın ve erkeğe atfettiği roller var.
Bize verilen pasif olmak. Önemimizin farkında olmamız gerekiyor. Çünkü çocuğuna temel güven duygunsu oluşturan annedir.
Yapmamız gereken çok iş ve enerji var. İşe annenin eğitilmesinden başlamak gerekiyor. Bizler kadın ve insan olmanın getirdiği hakları istiyoruz.
Probleme kadın değil insan hakkı olarak yaklaşmamız lazım. Öğretmenlerin eğitilmesi ve bilinçlenmesi de çok önemli” dedi.
SEÇİLME HAKKIMIZI KULLANMIYORUZ
Öğretim görevlisi Ayşegül Gökalp Kutlu kadınların devlet yönetiminde üst düzey görevlerde yeterinde yer alamadığını söyleyerek, “Kadının toplumsal hayatta karşılaştığı sorunlar birbirinden bağımsız sorunlar değil.
Temellerindeki problem toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Hiç kadın müsteşarımız olmadı. Bir tane kadın valimiz oldu. Avrupa genelinde özel sektörde kadın yönetici daha fazla.
Çünkü Türkiye’de aile şirketleri fazla. Öğretmenlikte kadın sayısı daha fazla. Siyasi partiye katılımda kadınlar kadın kollarında çalışıyor.
Yerel yönetimlerde kadının durumu daha kötü. Biz kadınlar olarak seçme hakkımı kullanıyoruz ancak seçilme hakkımızı kullanmıyoruz.
Kadın erkek eşitliği Nijerya’da biraz daha dar. 16’ıncı en büyük ekonomi olduğu iddia eden bir ülke olan Türkiye İnsanı gelişmişlik endeksinde 92’inci oldu.
Öte yandan kadınları temsili için siyasi alanın dışındaki durumuna da göz atmakta fayda vardır. Kadınların toplumsal hayatta sorunlarını ifade etmek için alternatif mekanizmalardan biri de sivil toplumdur.
Kadınların sivil toplumda etkin rol alması kadının bireysel problemlerini toplumsal düzeyle taşır bu da, sivil toplumda kadının daha görünür olması ve sosyal politikaların yapım süreçlerine katkı sağlaması sonucunu doğurur.
Ayrıca bu sürecin, toplumun farklı kesimlerine ait problemlerin de dile getirilmesi ile demokratik çoğulculuğu güçlendiren bir yönü vardır.
7 Aralık tarihinde Emex Otel de yaptığımız çalıştayda kadın olarak toplumsal algılamadaki esiklerimizin farkına varmakla birlikte sivil toplum kuruluşlarındaki kadınlarımızın ne büyük fedakarlıklarla çalışıp nasıl bir itici kuvvet olduğunu ve bunun yapılan etkinlik ve fikirlerle ortaya konulduğunu gördük.
Rektör hocamızın o günkü çalıştayımızda bize sunduğu sihirli kadın denklemini bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Toplumda yer edinecek kadınlar için 2EE1+2SS şarttır.
Yani ekonomi ve eğitim ile sağlık ve siyaset. Bizim yapmamız gereken bu formülü uygulamak. STK’larda yer alan her kadın aslında Kocaeli siyaset yapıyor.
Bayan vekil ve rektörümüz var. Bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bu toplantıları düzenli hale getirip Kocaeli eksikliğini Türkiye modeline dönüştürebiliriz.
Ataerkil toplumun getirdiği sorumluluk. Ev işleri kadınların hayatının büyük bir alanını alıyor. Mutfaklardan kadınlarını çıkartmak gerekiyor” şeklinde konuştu.
TOPLUMU İNŞA EDEN KADINDIR
Sibel Gönül, bu tür toplantıların önemli olduğunu söyleyerek, “Bu toplantıların bir ayağını erkekleri de bu işe katarak yapmak gerekiyor. Siyasetten ve kadın meclis üyelerinden daha çok kişiyi katmak gerekebilir.
Tüm tarafları davet etmek gerekir. Toplumun inşa eden kadındır. Kadın ve erkeği topluma hazırlayan kadının; toplumda siyasetteki karar alma mekanizması, sağlık, istihdamdaki durumu, iş gücüne katılımda ve eğitimdeki ne kadar çok kadın varsa gelişmişlik seviyesi iyi olduğundan bahsedilir.
Ülkemizde Kadın erkek eşitliğinde sıkıntı yok. Çoğu ülkeden medeni, iş, ceza kanunu ve anayasa dahi birçok ülkede olmayan çok ileri düzenlemeler var. Uygulamada bir takım sıkıntılar ve engellerle karşılaşıyoruz.
Bunları azatlamada bizim en büyük destekçimiz STK’lardır. Kocaeli kadın örgülerinin çok fazla yaygın olduğunu söylemek mümkün değil.
Hemşeri dernekleri ile ön plana çıkan bir il. O derneklere de baktığımızda kadınların olmadığınız sırf erkeklerden oluştuğunu eşlerinin gelmediğini görüyoruz.
Eşleri gelmiyor. Ne kadar işimizin olduğunu anlayın. Yapacak çok iş var. Bu tür çalışmalarda her söylenen sözün eyleme dönüşmesi gerekiyor.
Her ilin sosyolojik toplumsal yapısı farklıdır. Bu nedenle her ilde sosyoloji uzmanı vali yardımcısı yer almalı.
Kocaeli ölçeği içinde bu tür çalıştaylarla her kanaldan gelecek tartışmalarla stratejik eylem planı ortaya koyacağız” dedi.
ÖNEMİMİZİN FARKINDA OLMALIYIZ
.

Yrd. Doç Dr. Elif Karagün, yaptığı konuşmada toplumsal yapının oluşmasında kadına çok önemli görevler düştüğünü söyleyerek “Kocaeli’de gönüllü yüreğini koymuş bir üniversite var. Kocaeli olarak şanslıyız.
İnsanda doğduğu andan itibaren toplumsal cinsiyeti oluşturan kadındır. Kadın olarak rolümüzün farkında değiliz. Toplumun kadın ve erkeğe atfettiği roller var.
Bize verilen pasif olmak. Önemimizin farkında olmamız gerekiyor. Çünkü çocuğuna temel güven duygunsu oluşturan annedir.
Yapmamız gereken çok iş ve enerji var. İşe annenin eğitilmesinden başlamak gerekiyor. Bizler kadın ve insan olmanın getirdiği hakları istiyoruz.
Probleme kadın değil insan hakkı olarak yaklaşmamız lazım. Öğretmenlerin eğitilmesi ve bilinçlenmesi de çok önemli” dedi.
SEÇİLME HAKKIMIZI KULLANMIYORUZ
Öğretim görevlisi Ayşegül Gökalp Kutlu kadınların devlet yönetiminde üst düzey görevlerde yeterinde yer alamadığını söyleyerek, “Kadının toplumsal hayatta karşılaştığı sorunlar birbirinden bağımsız sorunlar değil. Temellerindeki problem toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Hiç kadın müsteşarımız olmadı. Bir tane kadın valimiz oldu. Avrupa genelinde özel sektörde kadın yönetici daha fazla.
Çünkü Türkiye’de aile şirketleri fazla. Öğretmenlikte kadın sayısı daha fazla. Siyasi partiye katılımda kadınlar kadın kollarında çalışıyor.
Yerel yönetimlerde kadının durumu daha kötü. Biz kadınlar olarak seçme hakkımı kullanıyoruz ancak seçilme hakkımızı kullanmıyoruz.
Kadın erkek eşitliği Nijerya’da biraz daha dar. 16’ıncı en büyük ekonomi olduğu iddia eden bir ülke olan Türkiye İnsanı gelişmişlik endeksinde 92’inci oldu.
Haber Kaynağım :
http://www.ozgurkocaeli.com.tr