Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e konuyu sormuştum devlete zarar vermenin özeli olmaz demişti. Bizde bunu ‘hırsızlığın özeli olmaz’ diye manşete taşımıştık.
Biz ‘devlete zarar verenin özeli olmaz’ diyen Bakan Çelik den bunun gereğini yapmasını bekliyoruz.
Bu arada beni arayan pek çok okurum bu durumda çok insan olduğunu ve çok önemli bir noktaya parmak bastığımızı belirterek bizleri bir anlamda cesaretlendirdiler.
Gerçekten de öyle bir kadın eşiyle boşanıp ölmüş babasının maaşını alıyor ve ayrıldığı kocasıyla nikahsız yaşıyorsa ona müdahale yapılıyor.
Yani zinaya izin verilmiyor.
Buna da eyvallahAma öbür yandan bir kadın ölmüş babasının ve ölmüş kocasının maaşını alıp başkasıyla resmi nikahsız yaşıyorsa ona zina serbest.
Çünkü o özel hayata giriyormuş.
Bunu ben değil okurum söylüyor.
Çünkü bu konuyla ilgili ihbarda bulunan okuruma SGK görevlisi “özel hayata giriyor biz ona müdahale edemeyiz” deniliyor.
Yasa öyle diyormuş.
Böyle yasa, böyle tezat olur mu? Allah aşkına
Bu konuyla ilgili bir haberde Balıkesir de patlak verdi.Balıkesir’den A.K adlı bir kişi TBMM’ye M.K adlı annesini şikayet ederek maaşını kestiriyor düşünebiliyor musunuz?
Bakın A.K. dilekçesinde neler söylüyor?
“Dul aylığı almakta olan annem M.K 8 yıldan beri Karabük’te S.Y ile imam nikahlı evlidir. Dul aylığını almaya devam etmek maksadıyla resmi nikah yaptırmamaktadır. M.K haksız yere devletten dul aylığı almaktadır.
Takdir edersiniz ki haksız yere alınan bu aylıkta tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır.Bu konuda ilgili kurum ve birimlere yazı yazdım ancak söz konusu aylığı kesilmedi.Burada bir yasal boşluk olduğunu düşünüyorum.
.
Dul aylığı alan bir kimse imam nikahlı olarak bir erkekle yaşamamalıdır. Bunun aynı zamanda ceza-i müeyyidesi olması adil olur ve devletin ekonomik zararı olmaz”
A.K. başvurusunda annesinin almaya devam ettiği aylığın kesilmesini, bu konuda yasal işlem yapılmasını ve tarafına bilgi verilmesini de istiyor.
Sonuç olarak başvuruyu işleme alan TBMM Dilekçe Komisyonu konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla temasa geçiyor.
A.K. başvurusunda annesinin almaya devam ettiği aylığın kesilmesini, bu konuda yasal işlem yapılmasını ve tarafına bilgi verilmesini de istiyor.
Sonuç olarak başvuruyu işleme alan TBMM Dilekçe Komisyonu konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla temasa geçiyor.
Bilginin doğruluğunu teyit eden bakanlık şikayete konu şahsın aldığı aylığı kesiyor.
TBMM bakanlığın gönderdiği yanıtı da şikayette bulunan A.K ye iletiyor.
Evet dostlar SGK’nın kaliteli hizmet vermesi isteniyorsa bu SGK farelerine bir çözüm getirilmesi kaçınılmazdır.
Şimdi sormak lazım
Her duyarlı vatandaş ihbarını TBMM ye mi iletmek zorunda.
SGK ya yapılan başvurularda neden özel hayat ifadesi kullanılıyor?
Bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme yapılıp kökten çözüm üretilemez mi?
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
SGK da ki kanallar kimin önerisi?..
Öte yandan, SGK’ya ayağı düşünler iyi biliyor.
Kurumun tüm katlarında gün boyu televizyon yayınları yapılıyor.
Amaç SGK da işlemini yaptırırken sıkılmadan sıra beklemesini sağlamak.
Ancak yayınlanan kanallara bakar mısınız?
SGK da yayın yapan kanallar Ülke TV, Samanyolu gibi ideolojik ağırlıklı...
Yani sizin anlayacağınız SGK’ya giderseniz bu TV kanallarını izlemek zorundasınız… Burası özel değil, her görüşe sahip insanların bağının bulunduğu SGK…
Yani devletin kurumu…
Bir siyasi partinin, bir ideolojinin kurumu gibi yansıtılması külleyen yanlıştır. Etik olmayan bu uygulamanın son bulması gerekmez mi?
TBMM bakanlığın gönderdiği yanıtı da şikayette bulunan A.K ye iletiyor.
Evet dostlar SGK’nın kaliteli hizmet vermesi isteniyorsa bu SGK farelerine bir çözüm getirilmesi kaçınılmazdır.
Şimdi sormak lazım
Her duyarlı vatandaş ihbarını TBMM ye mi iletmek zorunda.
SGK ya yapılan başvurularda neden özel hayat ifadesi kullanılıyor?
Bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme yapılıp kökten çözüm üretilemez mi?
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
SGK da ki kanallar kimin önerisi?..Öte yandan, SGK’ya ayağı düşünler iyi biliyor.
Kurumun tüm katlarında gün boyu televizyon yayınları yapılıyor.
Amaç SGK da işlemini yaptırırken sıkılmadan sıra beklemesini sağlamak.
Ancak yayınlanan kanallara bakar mısınız?
SGK da yayın yapan kanallar Ülke TV, Samanyolu gibi ideolojik ağırlıklı...
Yani sizin anlayacağınız SGK’ya giderseniz bu TV kanallarını izlemek zorundasınız… Burası özel değil, her görüşe sahip insanların bağının bulunduğu SGK…
Yani devletin kurumu…
Bir siyasi partinin, bir ideolojinin kurumu gibi yansıtılması külleyen yanlıştır. Etik olmayan bu uygulamanın son bulması gerekmez mi?
Haber Kaynağım :
Kent gazetesi köşe yazarı Orhan ÇELİK' in makalesidir.


