Dünyanın en eski film festivali Venedik, önceki gece George Clooney’nin yönetip oynadığı ‘Ides of March’la açıldı. 68. Venedik Film Festivali’nde Madonna’nın ikinci kez yönetmen koltuğuna oturduğu ‘W.E.’den Roman Polanski’nin merakla beklenen oyun uyarlaması ‘Carnage’a kadar geniş yelpazeden bir film seçkisi izleyicisiyle buluşuyor.
Venedik’in Lido adasında gerçekleştirilen festival, bu sene de adet olduğu üzere yıldızı bol bir kırmızı halı geçidiyle açılışını yaptı. Açılış filminin yönetmeni George Clooney, kırmızı halıda yine izleyicisiyle samimi bir şekilde ilgilendi, hayranlarıyla İtalyanca konuştu, imza dağıttı.
Kırmızı halının diğer ünlü konukları arasında dikkat çeken isimlerden bazıları ise Philip Seymour Hoffman, Marissa Tomei ve Cindy Crawford. 2008’de ‘The Wrestler’la büyük ödül Altın Aslan’ı kazanan, bu sene de jüri başkanlığını üstlenen Darren Aronofsky ise bu senenin seçkisine övgü yağdırdı.
Hiç bu kadar heyecanlı bir program görmediğini söyleyen yönetmen, ödülleri belirlerken onu “duygusal ve zihinsel” yönden etkileyen filmlere bakacağını söyledi.
Festivalin en merak edilen filmlerinden George Clooney’nin ‘Ides of March’ı ise şimdiden eleştirmenlerin övgüsünü kazanan yapımlardan. Beau Willimon’un ‘Farragut North’ adındaki romanından uyarlanan yapım, bir seks skandalıyla karışan başkanlık yarışını konu alıyor ve Clooney dışında Ryan Gosling, Marissa Tomei, Phillip Seymour Hoffman, Paul Giamatti, Evan Rachel Wood gibi yıldızları perdeye getiriyor.
Filmde bir başkan adayını canlandıran Clooney, basın toplantısında soruları yanıtlarken gerçek hayatta böyle bir arzusu olmadığını söyledi ve “Şu anda Beyaz Saray’da neredeyse tanıdığınız herkesten daha zeki, kibar ve duyarlı bir adam var.
Şu anda idarecilik işinde büyük zorluk çekiyor. Niye birisi onun işini yapmaya gönüllü olsun ki?” dedi.
‘Karamsarlık geri geldi’
Filmi 2007’de çekmek istediklerini söyleyen Clooney, o zamanlarda ülkenin ahlaksız bir başkan adayı hakkında bir şeyler izlemek için fazla iyi bir ruh halinde olduğunu ve çekimi ertelediklerini belirtti. “Filmi yapmaya başlamak üzereydik.
Ama tam Obama’nın seçimi kazandığı sıralar Grant Heslov’la (ikinci senarist) kafede otururken, bu filmi şu sıralar çekmememiz gerektiğine karar verdik. Herkes çok umutlu ve mutluydu. Şimdi karamsarlık geri döndü, yani filmin tam zamanı.”
Clooney ayrıca cumhuriyetçilerin filmin başından, demokratların ise sonundan nefret ettiğini, dolayısıyla iyi bir iş çıkardıklarını düşündüğünü ekledi.
Madonna’nın ‘W.E.’si ile Roman Polanski’nin ‘Carnage’ı ise dün görücüye çıkan filmlerdendi. Yasemin Reza’nın bizde de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen ‘Vahşet Tanrısı’ oyunundan uyarlanan ‘Carnage’, basın gösteriminde alkışla karşılandı.
Polanski, hakkındaki tutuklama kararı yüzünden Venedik’e gelemese de ‘Carnage’ın yıldızları Kate Winslet, Christoph Waltz, John C. Reilly filmlerinin dünya prömiyeri için festivalde hazırdılar.
Çocukları kavga ettiği için bir araya gelen biri liberal, diğeri sert kapitalist iki çiftin başlarda medeni ölçülerde başlayan sonrasında çığrından çıkan ilişkilerinin konu alındığı komedi ‘Carnage’da en çok Kate Winslet’ın kusma sahnesine gülündü.
Filmin bir diğer yıldızı Jodie Foster’ın katılmadığı basın toplantısında Kate Winslet da bu kusma sahnesiyle ilgili soruları cevaplandırdı ve bu sahneyi çekmenin müthiş bir deneyim olduğunu, çekerken kendilerinin dekahkahaya boğulduğunu söyledi.
Madonna’nın ikinci yönetmenliği ‘W.E.’de ise Britanyalı aktörler James D’Arcy ve Andrea Riseborough başrolleri üstleniyor. Hikaye Britanya kralı 8. Edward’ın ABD’li dul Wallis Simpson’la aşkını günümüz New York’unda yaşayan, yalnız bir kadının gözünden aktarıyor.
Filmin basın gösteriminin ardından gazetecilerin sorusunu yanıtlayan ‘Pop’un kraliçesi’ Madonna, “Tacımı bir kadın ya da erkek uğruna feda edebilir miyim?” diye kendi kendine sorduktan sonra “Bence ikisine, hatta üçüne birden sahip olabilirim” dedi.
Beyaz yakalı siyah bir elbiseyle basın mensuplarının karşısına çıkan Madonna, filmde hem 1930’lar dünyasının lüksünü, güzelliğini ve sefahatini hem de günümüz dünyasının daha az yoğun atmosferini yakalamak istediğini söyledi.
68. Venedik Film Festivali’nde bugün gösterilecek filmler arasında ise David Cronenberg’in Freud ve Jung arasındaki ilişkiyi konu aldığı ‘A Dangerous Method’ var.
Venedik’in Lido adasında gerçekleştirilen festival, bu sene de adet olduğu üzere yıldızı bol bir kırmızı halı geçidiyle açılışını yaptı. Açılış filminin yönetmeni George Clooney, kırmızı halıda yine izleyicisiyle samimi bir şekilde ilgilendi, hayranlarıyla İtalyanca konuştu, imza dağıttı.
Kırmızı halının diğer ünlü konukları arasında dikkat çeken isimlerden bazıları ise Philip Seymour Hoffman, Marissa Tomei ve Cindy Crawford. 2008’de ‘The Wrestler’la büyük ödül Altın Aslan’ı kazanan, bu sene de jüri başkanlığını üstlenen Darren Aronofsky ise bu senenin seçkisine övgü yağdırdı.
Hiç bu kadar heyecanlı bir program görmediğini söyleyen yönetmen, ödülleri belirlerken onu “duygusal ve zihinsel” yönden etkileyen filmlere bakacağını söyledi.
Festivalin en merak edilen filmlerinden George Clooney’nin ‘Ides of March’ı ise şimdiden eleştirmenlerin övgüsünü kazanan yapımlardan. Beau Willimon’un ‘Farragut North’ adındaki romanından uyarlanan yapım, bir seks skandalıyla karışan başkanlık yarışını konu alıyor ve Clooney dışında Ryan Gosling, Marissa Tomei, Phillip Seymour Hoffman, Paul Giamatti, Evan Rachel Wood gibi yıldızları perdeye getiriyor.
Filmde bir başkan adayını canlandıran Clooney, basın toplantısında soruları yanıtlarken gerçek hayatta böyle bir arzusu olmadığını söyledi ve “Şu anda Beyaz Saray’da neredeyse tanıdığınız herkesten daha zeki, kibar ve duyarlı bir adam var.
Şu anda idarecilik işinde büyük zorluk çekiyor. Niye birisi onun işini yapmaya gönüllü olsun ki?” dedi.
‘Karamsarlık geri geldi’
Filmi 2007’de çekmek istediklerini söyleyen Clooney, o zamanlarda ülkenin ahlaksız bir başkan adayı hakkında bir şeyler izlemek için fazla iyi bir ruh halinde olduğunu ve çekimi ertelediklerini belirtti. “Filmi yapmaya başlamak üzereydik.
Ama tam Obama’nın seçimi kazandığı sıralar Grant Heslov’la (ikinci senarist) kafede otururken, bu filmi şu sıralar çekmememiz gerektiğine karar verdik. Herkes çok umutlu ve mutluydu. Şimdi karamsarlık geri döndü, yani filmin tam zamanı.”
Clooney ayrıca cumhuriyetçilerin filmin başından, demokratların ise sonundan nefret ettiğini, dolayısıyla iyi bir iş çıkardıklarını düşündüğünü ekledi.
Madonna’nın ‘W.E.’si ile Roman Polanski’nin ‘Carnage’ı ise dün görücüye çıkan filmlerdendi. Yasemin Reza’nın bizde de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen ‘Vahşet Tanrısı’ oyunundan uyarlanan ‘Carnage’, basın gösteriminde alkışla karşılandı.
Polanski, hakkındaki tutuklama kararı yüzünden Venedik’e gelemese de ‘Carnage’ın yıldızları Kate Winslet, Christoph Waltz, John C. Reilly filmlerinin dünya prömiyeri için festivalde hazırdılar.
Çocukları kavga ettiği için bir araya gelen biri liberal, diğeri sert kapitalist iki çiftin başlarda medeni ölçülerde başlayan sonrasında çığrından çıkan ilişkilerinin konu alındığı komedi ‘Carnage’da en çok Kate Winslet’ın kusma sahnesine gülündü.
Filmin bir diğer yıldızı Jodie Foster’ın katılmadığı basın toplantısında Kate Winslet da bu kusma sahnesiyle ilgili soruları cevaplandırdı ve bu sahneyi çekmenin müthiş bir deneyim olduğunu, çekerken kendilerinin dekahkahaya boğulduğunu söyledi.
Madonna’nın ikinci yönetmenliği ‘W.E.’de ise Britanyalı aktörler James D’Arcy ve Andrea Riseborough başrolleri üstleniyor. Hikaye Britanya kralı 8. Edward’ın ABD’li dul Wallis Simpson’la aşkını günümüz New York’unda yaşayan, yalnız bir kadının gözünden aktarıyor.
Filmin basın gösteriminin ardından gazetecilerin sorusunu yanıtlayan ‘Pop’un kraliçesi’ Madonna, “Tacımı bir kadın ya da erkek uğruna feda edebilir miyim?” diye kendi kendine sorduktan sonra “Bence ikisine, hatta üçüne birden sahip olabilirim” dedi.
Beyaz yakalı siyah bir elbiseyle basın mensuplarının karşısına çıkan Madonna, filmde hem 1930’lar dünyasının lüksünü, güzelliğini ve sefahatini hem de günümüz dünyasının daha az yoğun atmosferini yakalamak istediğini söyledi.
68. Venedik Film Festivali’nde bugün gösterilecek filmler arasında ise David Cronenberg’in Freud ve Jung arasındaki ilişkiyi konu aldığı ‘A Dangerous Method’ var.
Haber Kaynağım :
http://www.radikal.com.tr/