Dul karı kebabı


Malzemeler:
1 adet dul kadın
1 dilim ekmek
1 tutam tuz
1 tutam karabiber

Yapılışı:

Evinde eri olmayan dul kadınımız, ince narin ellerinin arasında tuttuğu bir dilim ekmeğin üzerine bir tutam tuzu itinayla eker. yeterince eşit dağılan tuzun üzerine bir tutam da karabiber eker; işte sana dul karı kebabı!

Sonrasında, dul kadınımız büyük bir keyifle ister müzik dinleyerek, ister kanepede tv izleyerek elceğiziyle yaptığı dul karı kebabını büyük bir keyifle yer. ne yemek isteyen koca, ne hizmet isteyen bir eş ne de keyfini bozacak bir şey vardır akşamında/öğleninde her ne zaman acıktıysa işte.

Dün öğrendim ben bu tarifi; ve düşünmeye başladım neden kadınlar evde hizmet edilecek bir erkek yoksa, -ki bu evin oğlu bile olabilir- en basit yemeklerle geçiştirir öğününü diye. sanırım öğrenilmişliklermizden biri de bu;

Evde babamız yokken annemiz akşamlarımızı kahvaltıyla geçiştirmedi mi hiç?
benim annem hep der mesela; ''annem çok güzel yemek yapar. hem de en zor yemekleri bile. mesela bir kaburga dolması yapar, hala ben bile onun kadar güzelini yapamadım. tabii babam evdeyse! değilse çılk pılk bir yemek yapar karşımıza koyar-dı.''

Erk severlik, erkek severlik diyemeyiz buna sadece -bence-; işin içinde anneden öğrenmek var ve dahası kadın evindeyken dışarda çalışan kocasına bir çeşit fazla hizmet verme içgüdüsü; o dışarda günde kaç kişinin kahrını çekiyor, kim için; bizim için. o zaman en iyi yemek de ona yapılmalı. o yoksa ekmek peynir neyimize yetmiyor, karın doyurmak değil mi amaç önünde sonunda?

Birazda nispeten modern kadına bakalım. hiç farketmediniz mi, yazlıkta hafta içi baba işinde gücündeyken, biz deniz güneş kum keyif çatarken, öğünler karpuz-peynir-ekmek/domates-salatalık-peynir geçer, sonra hafta sonu baba geldi mi mangallar yakılır, etler pişirilir en güzel kaşık salatalar-gavurdağı salatası- patlıcan közlemeler ile sofra donatılır; niye, e evin direği baba geldi ya! ona da karpuz-peynir-ekmek sunulmaz ki; zaten yoruldu bütün hafta, değil mi ki yazlıkta kalmayı sağlıyor baba.

Biraz daha modernine bakalım: yeni evli gayet modern bir çift; mesela bankacı olsunlar. adam da bir seminere gitmiş olsun. stilettolarının üzerinden seken, modern, genç evli kadınım, madem eşim yok iki dilim kepekli ekmeğin arasına bir dilim (afili bir peynir adı düşünüyorum burada) rokfor peyniri (böyle mi yazılıyordu bu yahu) koyar yanına da bir kadeh şarap alır kanepeme kurulur, alıp okuyamadığım dergilere göz atarım diye düşünmez mi? düşünür, eve gelir,onun için sandviç benim için dul karı kebabını hazırlar, elde ekmek kulakta telefon, sevgiliye (yeni evliyken sevgilidir) onsuz canı yemek yapmak bile istemediği anlatılır. sandviç yenir, dergilere bakılır, koltukta uyuklanır, gecenin bir vakti boş yatağa yollanılır.var mı bir farkları? yedikleri dışında yok. düşünce aynı; evde erkek yoksa hizmet edecek kimse olmadığının resmidir ve bu zaman iyi değerlendirilmeli öyle uzun boylu yemektir vs zaman harcanmamalıdır. yaşasın kolay yemek! yaşasın hizmet etmemek!

Ekşi sözlük'te yazmıştım ben bunu; bugün bir entryde görünce aklıma geldi buraya aldım; kafama ateş etmeden - dul ne demek haaaaa!???- önce bir durun/dinleyin: kocasından ayrılmış/kocası ölmüş kadına ''dul'' denir! bu kadar! ben zaten halen daha karı/koca ikilemini kullanıyorum; eş ne demek lan!? eşim de eşim, hangisinin hangisi olduğunu bile anlayamıyorum eş deyince bir yazıda; oysa mis gibi karı var kadın var di mi? ha bayan diyeni de döverim ona göre; kadınlık bir cins adıdır, eş kişiliksiz bir tanımlama, keza erkeklik de biz cins adıdır; bay diyor muyuz konuşurken? ingiliz özentisi kontesleri saymıyorum:))))

İşte bu sebeptendir ki ''dul karı kebabı'' herhangi bir seksist durum barındırmamaktadır içinde. bir durum tespiti/gayet dişil bir yemek adıdır efendim. alınacaklara duyurulur.